Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10744 E. 2025/10392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10744
- Karar No
- 2025/10392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2677 Esas, 2024/1175 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/75 Esas, 2022/254 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 329 ada 93 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını ileri sürmüştür. 2. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma kararının usul ve yasaya aykırı olarak alındığını, kamulaştırma işlemine karşı idare mahkemesinde açtıkları iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkili idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan 329 ada 94 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen dosyada taşınmazın imar parseli olarak kabul edildiği dikkate alınmaksızın eldeki dosyada %40 oranında düzenleme ortaklık payı düşürülmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. 3. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmaz imar parseli olduğu halde tespit edilen değerinden %40 oranında düzenleme ortaklık payı düşürülmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 4. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro parseli olarak kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının yapılan incelenmesinde ana taşınmazın iki katlı karkas dükkan ve arsası vasfında olduğu ve iki bağımsız bölümden oluştuğunun anlaşıldığı, dava tarihi olan 2017 yılı itibarıyla dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare birim fiyatının 112,13 TL/m² olduğu gelen cevabi yazıdan anlaşıldığı, davalılarca Kayseri 1. ve 2. İdare Mahkemeleri nezdinde davalar açılmış ise de davaların reddedildiği ve kesinleştiklerinin anlaşıldığı, Kadastro Müdürlüğünün 12.06.2017 tarihli cevabi yazısında dava konusu taşınmazın gerek 2981 sayılı Kanun ve gerek ise 3194 sayılı İmar Kanunu (3194 sayılı Kanun) uygulaması sonucu oluşan parsel olmayıp, kadastro parseli olduğunun belirtildiği, ... Belediyesinin 13.06.2017 tarihli cevabi yazısında dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Revizyon Koruma Amaçlı İmar Planında yapı adasında kalan kadastro parseli olduğu, taşınmazın 3194 sayılı Kanun ve 2981 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uygulaması ile oluşmadığının belirtildiği, kaldırma kararı sonrasında Kadastro Müdürlüğü tarafından verilen 16.04.2021 tarihli cevabi yazıda daha önce verdiği cevabi yazılarla uyumlu olarak dava konusu taşınmazın kadastro parseli olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmazın 30 parsel sayılı kök parselden oluşması ve ifraz neticesinde eldeki dava dosyasında 93 parsel yönünden yargılamanın yürütülmesi, ifraz sonrası oluşan diğer taşınmaz olan 94 parsel sayılı taşınmazla ilgili yargılamanın ise Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki 2017/194 Esas, 2019/236 Karar sayılı dava dosyasında görülmüş olması ve bahsi geçen dava dosyasında 94 parsel sayılı taşınmazın imar parseli olduğu kabul edilerek değer tespiti yapılmış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi tarafından sadece 93 parsel sayılı taşınmazın bilgilerinin getirtilmesi ile yetinilmeyip aynı kök parselden oluşan 94 parsel sayılı taşınmazın da kadastro parseli mi imar parseli mi olduğu hususunun da araştırıldığı, buna göre Kadastro Müdürlüğünün 25.11.2019 tarihli cevabi yazısında 93 ve 94 parsel sayılı taşınmazların evveliyatı itibarıyla 30 parsel sayılı kadastro parseli iken 27.08.1954 tarihinde basit ifrazla iki kısma ayrılarak 93 ve 94 parsellerin oluştuğu ve 93 ile 94 parsellerin herhangi bir imar uygulamasına tabi tutulmayan kadastro parseli olduğunun belirtildiği, ... Belediyesinin 27.04.2021 tarihli cevabi yazısında 94 parsel sayılı taşınmazın 30.05.2017 tarihi itibarıyla kadastro parseli olup, 3194 sayılı Kanun veya 2981 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uygulaması ile tescil edilmediğinin belirtildiği, Kadastro Müdürlüğünün 22.04.2021 tarihli cevabi yazısında 94 parsel sayılı taşınmazın kadastro parseli olduğu, 3194 sayılı Kanun ve 2981 sayılı Kanun uygulaması ile oluşmadığının belirtildiği, ... Belediyesinin 29.04.2019 tarihli cevabi yazısında dava konusu taşınmazın imar uygulaması ile oluşmadığı belirtilmiş olmasına rağmen imar parseli olarak kabul edilmesinin uygun olacağı belirtilmiş ise de, cevabi yazının kendi içerisinde çelişkili olduğu ve ilgili belediye tarafından gerek önceki cevabi yazılarda dava konusu taşınmazın kadastro parseli olduğuna dair verdiği cevap ve gerekse de dava konusu taşınmazın aynı kök parselden gelen 94 parsel sayılı taşınmazın kadastro parseli olduğuna dair cevabi yazısı ile de uyumlu olmadığı ve itibar edilemeyeceğinin anlaşıldığı, dosya arasında yer alan bilirkişi raporlarında da dava konusu taşınmazın kadastro parseli olarak değerlendirilmesi gerekeceği hususunun ifade edildiği, dava konusu taşınmaz ile aynı ada içerisinde yer alan 329 ada 81 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/186 Esas sayılı dosyası ile görüldüğü ve davalı tarafça düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaması gerektiği ifade edilerek istinaf edildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1745 Esas, 2018/2350 Karar sayılı kararı ile davalı tarafın bu istinaf sebebine değer verilmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazın kadastro parseli olarak kabul edilmesi suretiyle emsal karşılaştırması yapılarak ve emsal taşınmazın imar parseli olup düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış olması nedeniyle dava konusu taşınmazdan da düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak suretiyle değer belirlenmesi yoluna gidilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümde sadece idare tarafından kıymet takdirinde belirlenen bedel üzerinden faize karar verilmiş ise de; bu husus davalıların aleyhine olmasına rağmen davalılar tarafından istinaf dilekçelerinde bu husus ayrıca ve açıkça istinaf sebebi yapılmadığından ve istinaf incelemesi kamu düzenine aykırı haller saklı kalmak kaydıyla ancak ve ancak istinaf sebepleri çerçevesinde yapılabileceğinden Dairece bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili Avukat ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 329 ada 93 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili Avukat ...'nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare ve bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.