Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3097 E. 2024/8824 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3097
- Karar No
- 2024/8824
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/762 Esas, 2023/1064 Karar DAVA TARİHİ : 19.09.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/735 Esas, 2020/356 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacıların paylarına ayrı ayrı düşen ve davalı ... aleyhine hüküm altına alınan miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Bursa ili, ..., Çekirge Mahallesi 4175 ada 14 parsel sayılı taşınmaza asfalt ve stabilize yol yapılarak kamulaştırmasız olarak el atıldığını, taşınmazın imarda yol ve kent parkı alanında olduğunu belirterek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların daha önce açtığı kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı davada Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/524 Esas, 2014/154 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, uzlaşma yolu tüketilmeden dava açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında olduğunu, husumetin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın ana arterde olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sit alanında ve kent parkı alanında kaldığını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Bursa Büyükşehir Belediyesinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu, fiilen el koymadan söz edilemeyeceğini, görev yönünden de idare mahkemesinin görevli olduğunu, belirlenen değerin çok yüksek olduğunu, emsal değerlendirilmesinin gereği gibi yapılmadığını, proje bütünlüğü bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz imar planında 1.derece doğal sit alanı sınırı dahilinde Kent Parkı Alanında kaldığını, sit alanında kalan alanlarda idarelerin kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığını, ıslah edilen tutar yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak emsalin eksik-üstün özelikleri karşılaştırılmak suretiyle değer biçilmesi yöntem ve sonuç değer itibarıyla yerinde olduğu, dava konusu taşınmaza fiilen yol olarak el atılmakla imar uygulamasına başlandığından, kent parkı alanında kalan ve ... sorumluluğunda bulunan alan yönünden adı geçen davalının sorumlu tutulması ve el atılmayan kısımlar yönünden proje bütünlüğü doğrultusunda yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, ana arter niteliğinde olan yol yönünden de ilgili davalının sorumlu olması nedeniyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından imar planlarının iptal edildiğini, yürürlükte bir imar planı olmadığını, kent park alanından sorumlu tutulamayacaklarını, husumetin ilgili Bakanlığa yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacılar ile davalı idareler arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine men'i müdahale davası açmağa hakkı olduğuna; ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir. 2. Dava konusu taşınmaz ile aynı kent parkı alanında kalan komşu parsellere ait dosyalar, güncel mevzuat, dava konusu taşınmazla ilgili daha önce açılıp kabul ile sonuçlanan ve kesinleşen kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı dava birlikte değerlendirilip gözetildiğinde taşınmazda kısmen Osmangazi Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu fiilen el atma bulunduğu, 2006 yılından itibaren yürülükte kalan imar planında kent parkı alanında olan dava konusu taşınmazda proje bütünlüğü ilkesi gereği kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği, taşınmazın tasarrufunun kısıtlandığı anlaşıldığından davacıların paylarına düşen bedellere hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmaza ilişkin imar uygulamasının durdurulduğuna dair yeterli belge dosya kapsamına kazandırılmadığı, üstelik Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait internet sitesinde kent parkı projesi tamamlanmış projeler içinde sunulduğu gözetildiğinde idarenin bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B.Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.