Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/2972 E. 2024/8835 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2972
- Karar No
- 2024/8835
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/362 Esas, 2023/1292 Karar DAVA TARİHİ : 10.12.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/118 Esas, 2022/82 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ..., Konukbekler köyü 160 parsel sayılı taşınmazın 1963 yılında davacı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin hak sahipleri adına yatırıldığını, kamulaştırma işlemleri tamamlanmasına rağmen bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğinden taşınmazın mülkiyetinin davacı idareye geçmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin 26.12.1963 tarihinde banka hesabına yatırıldığı belirtilmiş ise de o dönem tapu maliki olan ...'in 01.04.1963 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle belirtilen tarihte tapu maliki hayatta olmadığından kamulaştırma işleminin geçersiz olduğunu, kamulaştırma işlemi tamamlanmadan ve kamulaştırma bedeli ödenmeden mülkiyet iddiasında bulunulamayacağını savunarak reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına dair davacı idare tarafından 19.01.1963 tarihinde kamu yararı kararı alındığı, akabinde kıymet takdiri yapılarak tespit edilen bedelin tapu malikleri adına bankaya depo edildiği, depo edilen bedelin mal sahiplerine ödenip ödenmediğine dair ilgili bankaya yazılan müzekkere cevabında, evrak saklama süresinin 10 yıl olması sebebiyle istenilen belgeye ulaşılamadığının bildirildiği, bu durumda hak sahiplerinin adlarına yatırılan parayı çekip çekmediklerinin belirlenemediği, davacı idare tarafından noter tebligatlarının dosyaya sunulmadığı gibi kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge de ibraz edilmediği, kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun kamulaştırılarak kamulaştırma bedelinin hak sahipleri adına bankaya depo edildiğini, kamulaştırma işleminin tamamlandığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma evrakının hak sahiplerine noter marifetiyle tebliğ edildiğine ya da kamulaştırma bedelinin ödendiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığının ispat edilemediği, davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun’un (mülga 24/4/2001 - 4650/21 md.) 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.