Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13768 E. 2025/10453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13768
- Karar No
- 2025/10453
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/579 Esas, 2024/526 Karar KARAR: Kabul Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekiline 17.11.2024 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 04.12.2024 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kilis ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 319 ada 62 parsel (yeni 3332 ada 1 parsel) sayılı taşınmaza yolun genişletilmesi amacıyla kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek el atma karşılığının davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuksuz olup reddinin gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.02.2016 tarihli ve 2015/242 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 09.02.2016 tarihli ve 2015/242 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru ise de alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanmasının zorunlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal ile dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri tartışılıp, vergi değerleri oranları da karşılaştırmadan, soyut ifadelerle değer biçildiğinden, raporun inandırıcı bulunmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.03.2018 tarihli ve 2017/185 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 27.03.2018 tarihli ve 2017/185 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyada emsal satış bulunmadığı ve resen de emsal olabilecek resmî kayıt bulunamadığından bahisle genel deyimlerle çevrede yapılan satışların metrekare değerlerini esas alarak soyut ifadelerle değer biçildiği anlaşılmakla birlikte uyulan bozma kararı gereğince, öncelikle taraflardan olmadığı takdirde mahkemece resen emsal satışlar getirtilmeden yapılan inceleme sonucu alınan raporun geçersiz olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.01.2020 tarihli ve 2019/3 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin 16.01.2020 tarihli ve 2019/3 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca dava tarihinden önce serbest satışı yapılan emsallere göre karşılaştırma yapılarak değer biçilmesi gerekirken, dava tarihi olan 18.05.2015 tarihinden sonraki satışlar emsal alınarak suretiyle emsallerin tapu alım satım harçlarının düşük olması için gerçek alım satım değerini yansıtmadığından bahisle genel deyim ve soyut ifadelerle değer biçen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 26.09.2024 tarihli ve 2023/579 Esas, 2024/526 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne , birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. G. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin 26.09.2024 tarihli ve 2023/579 Esas, 2024/526 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca dava tarihinden önce serbest satışı yapılan emsallere göre karşılaştırma yapılarak değer biçilmesi gerekirken, dava tarihi olan 18.05.2015 tarihinden sonraki satışlar emsal alınarak suretiyle emsallerin tapu alım satım harçlarının düşük olması için gerçek alım satım değerini yansıtmadığından bahisle genel deyim ve soyut ifadelerle değer biçen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kıyasi emsal olarak incelenen taşınmazın, raporda belirtilen tarihteki satışına ilişkin akit tablosunun iligili Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın Arsa metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden getirtilerek, rapordaki kıyaslamanın inandırıcı olup olmadığının denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmaza farklı mahalleden ve yüzölçümü büyük bir emsalin alınması, taşınmazın emsalden 12,82 kat daha değerli olduğu kabul edilerek değer biçilmesi sebepleriyle rapor inandırıcı bulunmamış, taşınmaza hangi tarihte el atıldığının tespit edilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, idari yargının görevli olduğunu, dava konusu taşınmaza 1983 yılı öncesi el atıldığını bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, emsalin uygun nitelikte olmadığını, emsal ile taşınmaz kıyaslamasının hatalı yapıldığını, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin sorumlu davalı idareden tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme esas alınan 21.04.2024 tarihli raporda taşınmazın dava tarihinde ki metrekare birim bedeli ve keşif tarihinde ki metrekare birim bedeli ayrı ayrı hesaplanmış olup Mahkemece keşif tarihinde ki metrekare birim bedeli olan 77.069,29 TL/m² 'yi toplam el atma tazminatı bedeli olarak kabul etmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibi ve Dairenin yerleşmiş uygulamaları uyarınca dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla (18.05.2015) değer biçilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile keşif tarihi olan 12.03.2024 tarihinde ki m2 birim bedeli esas alınarak bedel tespiti doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. 3. Hükme esas alınan 21.04.2024 tarihli raporda; davaya konu taşınmazın Düzenleme Ortaklık Payı kesilmemiş imar parseli olduğu, emsalin ise Düzenleme Ortaklık Payı kesilmiş imar parseli olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış, 28.06.2024 tarihli ek raporda ise, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın kadastro parseli olduğu kabul edilerek el atma tazminat bedeli hesaplanmıştır. Bozma sonrası alınan 21.04.2024 ve 28.06.2024 tarihli raporlarda Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi hususunda çelişki olup dava konusu taşınmazın, değerlendirme (dava) tarihi itibariyle, bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın, satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı, imar parseli iseler taşınmazların bulunduğu imar adasındaki Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi oranının ilgili Tapu Müdürlüğü ve Belediye Başkanlığından sorulması gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Bilirkişi kurulu raporunda kıyasi emsal olarak incelenen taşınmazın, raporda belirtilen tarihteki satışına ilişkin akit tablosunun iligili Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın Arsa metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin (dava tarihi itibariyle) ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden getirtilerek, rapordaki kıyaslamanın inandırıcı olup olmadığının denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi kararın bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan mahkeme kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.