Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13701 E. 2025/11331 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13701
Karar No
2025/11331
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/687 Esas, 2024/318 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/325 Esas, 2022/330 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, ... köyü ... ada 1 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Mahkemece dava dilekçesindeki talepleri dikkate alınmadan eksik hüküm kurulduğunu, kamulaştırma bedelinin olarak takdir edilen miktarın fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen irtifak hakkı bedeli, dava konusu mülkiyetin kamulaştırılması halinde hesap edilen bedelden fazla olduğunu, öte yandan, enerji nakil hattının güzergahı, taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında, geçirilen hattın taşınmazda tasarruflara engel olmadığını, tasarruf hakkını kısıtlamadığını, bu nedenle aksi yöndeki beyan ve taleplere itibar edilmesi mevki olarak arazinin konumu dikkate alındığında miktarın bu kadar yüksek olmaması gerektiğini, bu duruma ilişkin istinaf mahkemelerinin benzer mahiyetteki dosyalarda vermiş olduğu kaldırma kararlarının mevcut olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, objektif değer artış oranının yerinde olduğu, dava tarihi itibarıyla taşınmazın özelliklerine uygun şekilde objektif değer artışının belirlendiği, taşınmazda yetiştirilen ürünlerin verim, fiyat ve maliyetlerinin dava tarihindeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri ile örtüştüğü, irtifak değer düşüklüğü oran ve hesaplarının doğru bir şeklide yapıldığı, kapitalizasyon faizinin uygun bir şekilde uygulandığı, taşınmazın bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen hadler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, her ne kadar davalı vekili takyidatların bedele yansıtılmadığını ileri sürmüş ise de dosya kapsamında dava konusu taşınmaz üzerinde takyidat bulunmadığı, değer azalışının yöntemine uygun tespit edildiği, daimi irtifak hakkı sebebiyle oluşan değer azalışının tenzilinin yerinde olduğu, kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama fındık bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bedele yansıtılması gereken takyidat bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13701, K. 2025/11331, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13701-e-2025-11331-k-9f4be66c3311