Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13577 E. 2025/9018 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13577
- Karar No
- 2025/9018
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/384 Esas, 2022/123 Karar KARAR : Ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 488 parsel ( yeni 143 ada 250 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.04.2014 tarihli ve 2013/182 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.04.2014 tarihli ve 2013/182 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararına karşı davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak tapu kayıt maliki ...'ın mirasçılarından davalılar ..., ..., ..., ... ile ...'ın muris ...'dan gelen mirası reddettikleri, mirasın reddine ilişkin ilgili mahkeme kararının temyiz edilmeksizin 24.02.2009 tarihinde kesinleştiği, bu durumda, mirası reddeden davalıların muris ...'dan gelen payları ile ilgili olarak açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyada yeterli gider avansı bulunmadığı, davalı ...'a çıkartılacak yurt dışı tebligat harcı da dikkate alınarak 300,00 TL gider avansını yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekiline usulüne uygun tebligat çıkarıldığı, verilen kesin süreye rağmen gerekli gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; gider avansının yatırılması için tarafına kesin süre verilmiş ise de ihtaratın usulüne uygun yapılmadığını, gider avansının nelerden ibaret olduğunun, hangi kalemlere kullanılacağının ayrıntılı olarak açıklanmadığını, çıkartılan tebligat zarfında ihtaratın belirtilmediğini, bu nedenle kesin sürenin hukuki sonuç doğurmayacağını, aksinin kabulü halinde, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödendiğini, davanın usulden reddi ile birlikte ödenen kamulaştırma bedelinin davacı idareye iadesine karar verilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı Kanun'un“Harç ve gider avansının ödenmesi” başlıklı 120 nci maddesinde; “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 3. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi uyarınca Mahkeme, dava şartı olarak belirlediği gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemleri kalem kalem açıklamalı, her kalemin miktarını ayrı ayrı göstermeli, kesin sürede yatırılmamasının hukuki sonuçlarını da açıkça duruşma zaptına yazmalıdır. 4. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, eksik gider avansının ikmal edilmesi hususunda davacı vekiline "Dosyada yeterli gider avansı bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ...'a çıkartılacak yurt dışı tebligat harcı da dikkate alınarak 300,00 TL gider avansının davacı vekili tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtaratına(ihtarat yerine geçmek üzere iş bu zaptın davacı vekiline tebliğine) " şeklinde iki haftalık kesin süre verilmiş ise de dosyadaki mevcut avans miktarı ve hangi iş için ne miktar avans yatırılacağı açıkça belirtilmediği gibi kesin sürenin başlangıcı konusunda da açıklık bulunmadığı görülmektedir. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekmektedir. 5. Bu durumda Mahkemece, eksik gider avansının yatırılması için davacı vekiline usulüne uygun süre verilmediği, kaldı ki eksik avansın 14.04.2022 tarihinde yatırıldığı dikkate alınarak bozma kararı uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.