Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11520 E. 2025/9028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11520
Karar No
2025/9028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1452 Esas, 2024/941 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 131 ada 40 parsel sayılı taşınmazın 3.721,57 m2 lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin karar tarihinden kısa bir süre sonra bankaya depo edildiğini, kamu yararı, usul ekonomisi ve hakkaniyet ilkeleri gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesince kanuna uygun olarak verilen kesin süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, depo kararının karar tarihinden sonra yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, karar celsesinde davalı vekili tarafından kamulaştırma bedelinin kesin süreye rağmen depo edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiş olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinde; "(1) Kanunun belirlendiği süreler kesindir. (2) Değişik:22/7/2020-7251/6md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağı geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüte yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince 01.12.2023 tarihli celsede, davacı idare vekiline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 314.895,66 TL'yi belirlenen kamulaştırma hesabına depo etmek ve dekontu sunmak üzere 15 günlük süre verildiği, bedelin depo edilmemesi üzerine bu kez 26.01.2024 tarihli celsede 15 günlük kesin süre verilmiş ise de; kesin süre içinde depo kararının yerine getirilmemesinin sonuçları açıkça gösterilerek davanın reddedileceği hususu tutanağa geçirilmediğinden, ihtarat usulüne uygun yapılmamış olmakla netice doğurmaz. Bu durumda depo kararının sunulan banka dekontuna göre İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra yerine getirildiği anlaşılmakla Dairemizin yerleşik ilkeleri doğrultusunda işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan kararın bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 17.06.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11520, K. 2025/9028, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11520-e-2025-9028-k-cb30d93d9f0b