Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13310 E. 2025/11199 K. – Kamulaştırması

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13310
Karar No
2025/11199
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2563 Esas, 2024/1831 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/430 Esas, 2023/228 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., ... Mahallesi .... ada 1 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi bulunduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını, herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını ve bedel ödenmediğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen m²birim bedelinin oldukça düşük olduğunu, bölge itibari ile serbest alım satım değerlerinin bilirkişilerce belirlenen bedelin çok üstünde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belediyenin herhangi bir el atmasının bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, söz konusu parselde yer alan park alanının yönetmelik gereği planlama alanında yaşayacak nüfusa göre bu kapsamda zorunlu olarak ayrıldığını, iş bu davanın kötüniyetle açıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve davacı taraf lehine nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanı olarak planlanan dava konusu ... ili, ..., Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da; davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılamayacağı anlaşılmaktadır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının davalı idareye istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13310, K. 2025/11199, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13310-e-2025-11199-k-ca92e266c459