Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13123 E. 2025/10783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13123
- Karar No
- 2025/10783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2574 Esas, 2024/1814 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karra İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/123 Esas, 2023/177 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi 1416 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece kamulaştırma işlemi yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek tespit edilecek tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl ve birleştirilen davanın toplam tazminat bedeli üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda daha önce usulüne uygun kamulaştırma işleminin yapılmış olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçiminin hatalı olduğunu tazminat miktarının yüksek olduğunu, davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın evveliyatının 369 parsel sayılı taşınmaz olduğu, davalı idare tarafından hazırlanan kamulaştırma evrakında 369 parsel sayılı taşınmazda muris ...'in hissesinin kamulaştırma bedelinin hesaplandığı, dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma evrakının davacılar murisine 28.05.1984 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş olduğu ve tespit edilen bedelin bakaya bloke edildiği, kamulaştırma işleminin davacıların murisi açısından kesinleştiği, davaların reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; noter tutanağının tebligat niteliğinde olmadığını, kamulaştırma bedeline ilişkin ödeme belgesi sunulmadığını, ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davalı idarenin 23.12.1983 tarihli kamu yararı kararına istinaden davacıların murisi ... payını kamulaştırdığı kamulaştırma işleminin murise bizzat tebliğ edildiği ve ilgili Noterlikten getirtilen noter tebligatının geçerli olduğu gözetildiğinde 2942 sayılı Kanun'un mülga 14 üncü maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi doğrudur. 3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.