Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12796 E. 2025/9039 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12796
- Karar No
- 2025/9039
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1463 Esas, 2024/1810 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2398 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin tahsilde tekerrür olmamak üzere işlemiş faiziyle birlikte davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, kabul edilemeyeceğini, hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın şehrin merkezinde kıraathane ve berber dükkanı olarak kullanılan işyeri vasfında bir taşınmaz olduğunu, bilirkişilerce taşınmazın vasfının kagir ev olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını, değerlendirmeye esas alınan taşınmazın emsal olarak kabul edilemeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan çok daha fazla değerli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arsa niteliğindeki davaya konu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, kaldırma kararı uyarınca yargılama yapılarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği; ancak taşınmazın davacı idare adına tescili ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken terkin yönünde hüküm tesis edilmemesinin hatalı olduğu, acele el koyma dosyasında depo edilen bedelin, Mahkemece tespit edilen bedelden fazla olması nedeniyle kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin doğru olmadığı, yine aynı nedenle davacı idare tarafından fazla bloke edilen bedelin davacı idareye iadesi yönünde hüküm kurulması gerekirken bu yönde hüküm tesis edilmemiş olmasını hatalı olduğu, davalı kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin (h) bendi uyarınca değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 2942 sayılı Kanun'un kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine değer biçilirken değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması, emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması gerekir. 5. Buna karşın; dava konusu taşınmaza istinafın kaldırma kararı öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihi itibarıyla 2.585,22 TL/m² değer biçildiği, kaldırma kararı sonrası ise bu kez 1.765,26 TL/m² değer biçildiği; öte taraftan, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan, aynı kamulaştırma kapsamında kalan, benzer nitelikteki ..., ... 81 ada 9 ve 14 parsel sayılı taşınmazların ( yeni 6950 ada 1 ve 2 parseller) zeminine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/272 Esas, 2015/1049 Karar sayılı dosyasında 14.04.2011 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.335,54 TL değer biçildiği, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 2017/34938 Esas, 2017/29010 Karar sayılı kararıyla vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onandığı anlaşıldığından alınan rapor inandırıcı görülmediği gibi farklı mahallede ve uzak mesafede bulunan taşınmazın emsal alınması hatalı olup emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın imar durumları farklı olduğu hâlde benzer kabul edilerek, emsal kabul edilen taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılmadan, denetime imkan vermeyecek şekilde hazırlanan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. 6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.