Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12490 E. 2025/9107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12490
Karar No
2025/9107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1971 Esas, 2024/2101 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1355 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediklerini, usul ve esas bakımından hukuki ve maddi dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, taşınmazın konumu ve bedelin tespiti açısından belirlenen bir takım kıstaslar dikkate alındığında müvekkillerinin taşınmazının değerinin çok yüksek olduğunu, davaya konu edilen taşınmazın değerinin yaklaşık 30.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu beyanla istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu beyanla istinaf yoluna başvurmuştur. 3. Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazının .... ilinin tarihi dokusunun hissedildiği merkezi yerde olması hususu göz önünde bulundurulduğunda, değerinin raporda tespit edilen m² bedelinden daha fazla olduğunu, faiz başlangıç tarihi karar tarihinden daha önce belirlenmiş olsa da müvekkilin alacağının ülkemizdeki yüksek enflasyonun bulunduğu işbu ortamda yasal faiz ile karşılanmayacağını, bu nedenle karar tarihine en yakın taşınmaz değeri dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinden özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, 05.04.2023 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ile enflasyon nedeni ile mülkiyet hakkının ihlali söz konusu olacağı nedeniyle iptal edilmesi üzerine, kamulaştırma bedeline dava tarihi olan 01.12.2022 tarihinden itibaren kamu alacakları için uygulanacak faizin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın yakın tarihli alınması gerektiğini, taşınmazın üzerindeki yapı için %90 yıpranma oranının düşülmesinin hatalı olduğunu, her bir davalı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 5. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinden özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile dava açıldıktan sonraki 4 aylık süre sonundan itibaren faiz işletilmesine dair hüküm iptal edildiğinden dava tarihinden itibaren kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini ve vekâlet ücreti yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmetmesi gerekirken tek vekâlet ücretine ilişkin kararı hukuka aykırı olduğunu yerel Mahkemenin bunu göz ardı ederek hukuka aykırı karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6. Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinden özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, kamulaştırma bedelinin dava tarihine göre hesaplandığını; ancak dava tarihinden sonra ülkedeki enflasyon aşırı oranda arttığını, kamulaştırma bedelinin de enflasyon oranında ve yasal faizle giderilemeyecek ölçüde erozyona uğradığını, taşınmazın güncel gerçek rayiç değeri hesaplanan değerden en az 5 kat daha yüksek olduğunu, tüm bu enflasyon farklarına göre yeniden bilirkişi incelemesi ile rapor aldırılmasını ve taşınmazın gerçek değerinin enflasyon ile uğradığı farkın karar tarihine en yakın güncel değerinin hesaplanmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesinde, dava konusu taşınmaza ... Mahallesi 1355 ada 6 parsel ile yapılan usulüne uygun karşılaştırmada, emsal taşınmazın arsa m² rayiç değeri (400 TL/m²) ile dava konusu taşınmazın arsa m² rayiç değeri (400 TL/m²) dikkate alınarak yapılan kıyaslamada, taşınmaz üzerinde bulunan yapının 3. Sınıf (A) yapı olarak nitelendirilmesinde aynı yapının dava tarihindeki bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilip, tanzim ettirilen 27.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile aynı heyetin 27.03.2024 havale tarihli ek rapor doğrultusunda belirlenen kamulaştırma bedelin de isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 5. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 6. Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinden özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntemi itibarıyla doğru olduğu gibi üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12490, K. 2025/9107, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12490-e-2025-9107-k-4c3bdec28a45