Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12271 E. 2025/10168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12271
Karar No
2025/10168
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1165 Esas, 2024/2133 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/128 Esas, 2022/470 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların asıl dava dosyası davacıları vekili yönünden yönünden esastan reddine, davalı idare ve birleştirilen dosya davacıları vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak, asıl ve birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava yönünden ise ecrimisil isteminin kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat talebi için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl dava davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü 1733 parsel sayılı taşınmaza fiilen elatıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. 2. Birleştirilen dava davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü 1733 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2022 yılında kesinleşen toplulaştırma çalışmaları nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Birleştirilen dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılması gerektiğini, yargılama gideri yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, harçtan muaf olduklarını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplulaştırma sonucunda davacılar adına oluşan parsellerde fiili el atma bulunmadığını, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak ve aynı bölgeden başka kamulaştırma sebebiyle Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar gözetildiğinde 2015 Mayıs itibarıyla 45,00 TL/m² değer biçilmesinde, toplulaştırma sonucunda oluşan taşınmazlara fiili el atma bulunmadığından asıl ve birleşen dava yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak; 01.09.2014 tarihinde fiilen el atıldığı Dairemizce dosya kapsamına getirtilen geçici kabul ve yer teslimi tutanaklarından anlaşıldığından bu tarihten birleştirilen dava tarihi olan 01.06.2015 tarihi arasında ecrimisilin hesaplanması gerektiğinden Dairemizce bu hususta ek rapor alınmış olup, ek raporda yapılan hesaplamaya göre, 01.09.2014 - 01.06.2015 tarihleri arasında 230,40 TL’ye tekabül ettiği, birleşen dosya davacılarının paylarına göre 192,60 TL ecrimisil alacağının bulunduğu anlaşıldığından ecrimisil yönünden birleşen davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi, asıl ve birleştirilen dava tarihi itibarıyla 1733 parsel sayılı taşınmazın 7546 metrekarelik kısmına fiilen el atıldığı, toplamda 28.385,44 metrekarelik kısmın kamulaştırma projesi kapsamında olduğu ve proje kapsamında bulunan kısım bedeli dikkate alınarak ıslah edildiği gözetildiğinde davacıların dava tarihi itibarıyla taleplerinde haklı oldukları, fiilen el atma tarihinin de 1983 sonrasında olduğu anlaşıldığından davacıların lehlerine nispi vekâlet ücreti ve oranı karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesi de gözetilerek doğru takdir edilmiş ise de, birleşen dava yönünden davacıların sarf ettiği yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi ve davalı idare harçtan muaf olduğu halde harçla yükümlü tutulması doğru bulunmadığından başvuruların asıl dava dosyası davacıları vekili yönünden esastan reddine, davalı idare ve birleşen dosya davacıları vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak, asıl ve birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava yönünden ise ecrimisil isteminin kabulüne dair hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil bedeli hesaplamasının hatalı oldouğu hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın ve ecrimisil bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat İstemine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12271, K. 2025/10168, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12271-e-2025-10168-k-3137ee6adc62