Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12266 E. 2025/10394 K. – Kamulaştırması
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12266
- Karar No
- 2025/10394
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1543 Esas, 2024/2337 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/835 Esas, 2023/192 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılardan ...'ın ... Belediye Başkanlığından alacağı tazminat dışındaki tazminat alacağı ile diğer davacıların paylarına düşen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davacının ... Belediye Başkanlığından alacağı tazminat dışındaki tazminat alacağı ile diğer davacılar yönünden davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar ve davalı ... vekillerinin davacı ...'ın ... Belediye Başkanlığından alacağı tazminat yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 16914 ada 2, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın yol ve park olarak kullanılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanına ve 50 metrelik çevre yoluna isabet ettiğini, 50 metrelik çevre yolu alanına diğer davalı ... tarafından fiilen el atıldığını ve bu kısmın kamulaştırma sorumluluğunun adı geçen idareye ait olduğunu, park alanına müvekkili idarenin birimlerince yeşil alan çalışması sırasında tesviye temizlik, sulama tesisatı döşenmesi ve yeşil malzeme serimi yapıldığını, dava dilekçesinde talep edilen tazminat bedelinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarece dava konusu taşınmazlara yönelik kamulaştırma işlemleri devam ederken bu davanın açıldığını, kamulaştırma işlemine başlanması ve taşınmaz sahiplerine yapılacak tebligat için ilgili belediyenin imar ve imar tadilat çalışmalarının tamamlanmasının beklendiğini, dava konusu 16914 ada 7 parsel sayılı taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili veya hukuki olarak el atılmadığını, taşınmazların tarla vasfında olduğu kabul edilerek net gelir esasına göre değerinin takdir edilmesini, arsa niteliğinde olduğu kabul edildiği takdirde % 40 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin emsallerine göre düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmazların emsal taşınmaza göre çok daha değerli olduğunu, müvekkilleri lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, her bir davalı yönünden hükmedilen bedel gözetilerek ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi davalıdan ve ne miktarda alınacağının hükümde belirtilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, imar planı değişikliğinin askı süresi içinde maliklerce itiraz edilmemesi suretiyle kesinleştiğini, dava konusu taşınmazların isabet ettiği çevre yolu kenarındaki koruma bandı olarak planlanan park alanı bölge alanı niteliğini taşımadığından müvekkili belediyenin yetki ve sorumluluğunda bulunmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hangi davalıdan ve ne miktarda alınacağının hükümde belirtilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara fiilen el atıldığından davalı ... vekilinin imar planı değişikliği yapıldığı yönündeki istinaf itirazının değerlendirmeye alınmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararına esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporu usulüne uygun görülmediğinden, istinaf incelemesi sırasında bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, düzenlenen ek bilirkişi kurulu raporunda başka bir taşınmazın emsal olarak alınması suretiyle yeniden yapılan inceleme sonucu dava konusu taşınmazların metrekare birim bedelinin, ilk raporda olduğu gibi 2.325,00 TL/m² birim bedeli üzerinden bedel tespit edilmişse de, söz konusu ek raporda, hükme esas alınan ve Dairenin de kabul ettiği, 10.10.2022 tarihli harita bilirkişi raporu değil, diğer harita bilirkişisi raporundaki yüzölçümlerine göre bedel hesabı yapıldığından, 10.10.2022 tarihli harita bilirkişisi raporu esas alındığından ve ek bilirkişi kurulu raporu da aynı metrekare birim bedeli tespit ettiğinden İlk Derece Mahkemesi kararındaki bedelin sonuç olarak doğru olduğu kabul edilmek suretiyle, arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip taşınmazların imar planında ... sorumluluğunda olan ve fiilen de bu idarece el atılan bölümünün bedelinin bu idareden, imar planında şehirler arası yol olup bu şekilde el atılan bölümlerin bedelinin de davalı ... Müdürlüğünden tahsiline, bedeline hükmedilen taşınmazların yol olan bölümlerinin terkinine, yeşil alan olan kısımların ise davalı ... adına tapuya tesciline dair kararda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışındaki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davalı ... harçtan muaf olduğu halde bu idare hakkında da harca karar verilmesi, iki ayrı davalı hakkında karar verildiğinden vekâlet ücretinin her bir davalıya hakkında hükmedilen bedele göre ayrı ayrı hesaplanıp tahsili yerine hükmün infazını olanaksız hale getirecek şekilde tek bir vekâlet ücretine karar verilmesi ve yargılama giderlerinin de her bir davalı hakkında hükmedilen bedele göre ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği gözetilmeden böyle bir ayrım yapılmadan yargılama giderine karar verilmesi doğru olmadığı gibi Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/7070 Esas, 2023/8035 Karar sayılı "Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi" kararı gereğince, el atma tarihi itibari ile nispi harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğu halde arsa kabul edilmesinin doğru olmadığını, müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 16914 ada 2, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacılar ve Davalı ... Vekillerinin, Davacı ...'ın ... Belediye Başkanlığından Alacağı Tazminat Dışındaki Tazminat Alacağı ile Diğer Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacılar ve Davalı ... Vekillerinin Davacı ...'ın ... Belediye Başkanlığından Alacağı Tazminata İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılar ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.