Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12262 E. 2025/8982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12262
- Karar No
- 2025/8982
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2668 Esas, 2024/2403 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 45837 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planınında kültürel tesis alanı olarak ayrıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, tasarruf hakkının kısıtlanmadığını, fiili el atmanın söz konusu olmadığını, taşınmaza yakın konumda bulunan taşınmazlara göre yüksek metrekare birim bedelinin belirlenmiş olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1993 tarihinde onaylı uygulama imar planında kültürel tesis alanı olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu taşınmaz üzerinde her hangi bir yapı ve tesisin bulunmadığı ve mahkemece taşınmazın kültürel tesis alanı olarak ayrılması nedeniyle idarenin hukuki el atması bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmak adli yargının görevi dahilinde olduğu anlaşıldığından, arsa vasfında olan taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle, dava konusu taşınmazın paydaşlarınca açılan dava sonucu tespit edilen ve Dairemiz denetiminden geçerek Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/15576 Esas, 2023/2784 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen bedelde irdelenmek suretiyle değerinin tespit edilerek, davalı idareden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2022 tarihli satış işleminden 7 gün geçtikten sonra işbu davanın kötüniyetli olarak açıldığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, ıslah edilen bedel için, ıslahtan faize hükmedilmesi gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiş, ek beyan dilekçesinde ise taşınnmazın konumlu olduğu yolun 12 metrenin üzerinde olması sebebiyle sorumluluğun idarelerine ait olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, aynı bölgeden Dairemize intikal etmiş olan dosyalar da nazara alındığında yerinde olduğu gibi alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur. 3. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince kültür tesislerinin yapım, bakım ve onarımının İlçe Belediyelerinin görevleri arasında sayılması nedeniyle tespit edilen tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.