Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12197 E. 2025/9089 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12197
Karar No
2025/9089
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3250 Esas, 2023/1881 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2818 ada 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, davalı kurumca taşınmaza belediye hizmet binası yapılarak kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediklerini, taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararı alındığını, taşınmazın belediye yetkisinde olan hizmetlerden faydalanan bir imar parseli olduğunu, taşınmazın değerinin davacı vekili tarafından olduğundan çok fahiş olarak nitelendirildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna itiraz ettikleri hâlde, hükme esas alındığını bilirkişi raporunun hükme esas alınacak mahiyette olmadığını, bilirkişi raporunda taşınmaz için belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, emsal olarak seçilen taşınmazın uygun emsal olmadığını, emsal taşınmazın yola cephesi ve denize yakınlığı nedeni ile çok değerli bir taşınmaz olduğunu, benzer davalarda bilirkişilerin hep aynı emsali esas aldıklarını, taşınmaz için belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 12 nci madde uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, ayrıca kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davalarında maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanında kaldığı, üzerinde inşaat halinde ... hizmet binasının bulunduğu, davalı idare vekili tarafından her ne kadar 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci madde uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de eldeki davada imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payının bulunmadığı, davacının halen taşınmazda paydaş olduğu, taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığı, istinaf dilekçesinde belirtilen yasal düzenlemenin somut olayda uygulama alanının bulunmadığı kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile (kıyasi emsal ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 45 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 16.10.2015 tarihli satışı) dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, her ne kadar emsal taşınmazın emlak vergi değerinin davaya konu taşınmazın emlak vergi değerinden düşük olduğu ve bilirkişi raporunda tespit edilen değerlilik katsayısının ters orantı oluşturduğu anlaşılmış ise de bu durumun istinafa gelen davalı idarenin lehine olduğu, emsalin dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi 22.02.2021 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 4.745,58 TL/m² tespit edildiği, davacının hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatının hesaplandığı, bulunan metrekare değerinin ve hesaplanan tazminat miktarının taşınmazların bulunduğu konum itibarı ile uyumlu olduğu, davalı vekili her ne kadar ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de dava kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup değerlendirme dava tarihi itibarıyla yapıldığından faize de dava tarihinden itibaren hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12197, K. 2025/9089, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12197-e-2025-9089-k-98c9eb4337da