Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12014 E. 2025/9060 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12014
- Karar No
- 2025/9060
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3541 Esas, 2024/2424 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... ili, ..., ... Mahallesi 106 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 7.765 m²lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle bedelinin tazmini istemiyle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/160 Esas sayılı dosyasında 26.04.2019 tarihinde tazminat istemiyle dava açtıklarını, yargılama neticesinde 08.10.2020 tarihli ve 2019/160 Esas, 2020/345 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, istinaf başvurusu üzerine bu kez ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarihli ve 2021/701 Esas, 2023/1684 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 217.420,00 TL tazminatın dava tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kararına rağmen davalı idarece ödeme yapılmaması nedeniyle hükmedilen tazminat alacağının tahsili için ... 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takip başlattıkları, davalı idarece 23.08.2023 tarihinde asıl alacak ve işlemiş yasal faizi ile masraflar için toplam 378.082,63 TL olarak icra dosyasına ödeme yapıldığını, 26.04.2019 dava tarihi ile 23.08.2023 ödeme tarihi arasında 4 yıldan fazla süre geçtiği, dava konusu olayda davalı idarenin yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebep olduğunu, dava tarihi 26.04.2019 ile ödeme tarihi 23.08.2023 arasında 4 yıldan fazla süre geçtiği, Anayasa'nın amir hükmüne rağmen, taşınmazı elinden alınan davacıya 4 yıldan fazla sonra yıllık %9 faizle yapılan ödemenin, taşınmazın gerçek değerini ve davacının zararını karşılamaktan uzak olduğunu, davanın kabulü ile her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan alınarak davacıya ödenmesi, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/160 Esas sayılı dosyası üzerinden davacı lehine hükmedilen tazminata istinaden ... Mal Müdürlüğü tarafından tazminatın tüm ferileri de dahil olmak üzere ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ödendiğini, davacının aynı konu sebebiyle başkaca bir alacağı kalmadığını, davacının munzam zarar talebinde bulunma hakkının bulunmadığını belirterek hukuki dayanağı olmayan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat davasının uzun yıllar sürdüğünü ve müvekkile tazminat ödendiğinde ödenen tazminatın ekonomik değerinin olması gerekenin çok altında kaldığını, enflasyonun yasal faiz miktarının çok daha üzerinde olduğunu, davacı müvekkilin alacak hakkının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarında açıkça görüleceği üzere davacının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı açısından munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklıların zararının faizle karşılanamadığın bunun üstünde zararının oluştuğu, maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından, munzam zarar talebinin bu gerekçe ile reddinin yerinde olduğu, davacının temerrüt faizini aşan bir zararının mevcut olduğunu kanıtlayamadığı, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşunun davacıyı ispat külfetinden kurtarmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle tazminat bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.