Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11849 E. 2025/9208 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11849
- Karar No
- 2025/9208
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2233 Esas, 2023/3093 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii 155 ada 46 parselde paydaş olduğunu, taşınmazın bulunduğu alanda 1979 yılında arazi kadastro çalışmalarının tamamlandığını, 1978 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında düzenlenen kadastro beyannamesinden anlaşıldığı üzere, Hicri 1322 Miladi 1901 tarih ve 26 numaralı tapu ile tek parsel halinde iken orman olan alanın 155 ada 45 parsel olarak ayrılmış olduğunu, davalı Hazinece sonradan yapılan orman kadastrosu gerekçe gösterilerek taşınmazın ormarı tahdit haritası kapsamında kaldığından bahisle tapu kaydına orman sınırları içerisinde kaldığına dair şerh verildiğini, ayrıca ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/183 Esas dosyası ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan orman tahditi içinde kalma nedeniyle tapu iptal ve tecil davasının devam etmekte olduğunu, bu şerhle birlikte ve dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığından müvekkillerin mülkiyet haklarının son bulduğunu belirterek taşınmazın dava tarihi itibarıyla gerçek değerinin bilirkişi incelemesi sonucunda belirlendiğinde harç ikmali yapıp taleplerini arttırmak kaydıyla, şimdilik 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre malikin tazminat davası açmazdan evvel, öncelikle şerhin kaldırılması için tapu Müdürlüğü ya da orman idaresine başvurmasını veyahut da genel mahkemede şerhin kaldırılması için dava açması gerektiğini, zira Yargıtay'a göre böyle bir başvuru yapılmadığı sürece zarar doğmamış sayıldığını, 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, fiili zilyetliğin de kaybedildiğini, ayrıca davacının iş bu taşınmazı edinme nedeninin de araştırılması gerektiğini davacının taşınmazı edinme nedeni ve adına ilk kayıt ve tescil yapılmış ise esasen davacının tapu kaydına ... ilkesinden değil adına hataen düzenlenen tapu kaydından faydalanması söz konusu olacağını beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir. 2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Orman Genel Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Orman Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafa henüz iptal edilmemiş tapu kaydı nedeniyle bedel talep etme hakkı ve imkanı verilmediğini, bu nedenle dava yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca taşınmazı Devlet ormanı olduğunu, zilyetlikle ve zamanaşımı ile kazanılamayacağını, özel mülkiyete de konu olamayacağını, Devlet ormanları kamu malı olduğundan kamu kanunlarına tabi olduğunu, özel hukuk ilişkilerini düzenleyen kanunlar Devlet ormanlarında uygulanmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu malikiyle davacıların murisinin aynı kişi olup olmadığının tespitine ilişkin kesin süre içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin payının mirasçılarına intikali için ... Tapu Müdürlüğüne yaptıkları 3057 nolu başvurularının sonucunun beklenmesi taleplerinin İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, tapu kaydında davacıların murisinin adı "(..." şeklinde kayıtlı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin redde gerekçe kabul ettiği eksiklik ayrı bir dava yerine dosyadan düzenlenilecek raporla giderilebilecekken bunun yerine dava açmaya zorlanmalarının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, veraset ilamlarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, belirterek fazlaya dair her türlü talep itiraz ıslah istinaf temyiz ve ek dava haklarının saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi 155 ada 46 parsel sayılı 131 hektar 6787.00 m² yüzölçümlü taşınmazın 1979 yılında yapılan tesis kadastrosu ile davacıların murisi olduğu iddia edilen ... ile dava dışı kayıt malikleri adına müştereken tescil edildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Orman İdaresi tarafından taşınmazın kısmen orman niteliğinde olması sebebiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/183 Esas sayılı dosyasında tapu iptal davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu, davacılar tarafından murise ait hisseli taşınmaza el atıldığından ve mülkiyet hakları son bulduğundan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı olarak eldeki tazminat davasının açıldığının anlaşıldığı, davacıların murisi olduğu iddia edilen ...'e ait veraset ilamı ibraz edilmiş ise de öncelikli olarak kayıt maliki..., oğlu ile davacıların mirasçılık belgesinde geçen .... (nam-ı diğer ...) aynı kişiler olup olmadığının herhangi bir tereddüte bırakılmayacak şekilde mahkeme kararı ile tespit edilmesinin gerektiği, aksi takdirde ileride telafisi imkansız zararlara yol açabileceği gibi yargıya olan güvenin de sarsılacağı, tapu kayıt maliki ...'in kimlik bilgileri tapuya eksik olarak tescil edilmiş olup davacılar vekiline verilen kesin süre içinde davacıların murisi ile kayıt malikinin aynı kişi olduğunun tespitine yönelik herhangi bir dava açılmadığı, davacıların aktif dava ehliyeti ispatlanmadığı, İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü vekâlet ücreti dışındaki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi 155 ada 46 parsel sayılı 1.317.200.00 m² yüz ölçümlü taşınmazın 1978 yılında yapılan tesis kadastrosu ile davacıların murisi olduğu iddia edilen ... ile dava dışı hissedarlar adına müştereken tescil edildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Orman İdaresi tarafından taşınmazın kısmen orman niteliğinde olması sebebiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/183 Esas sayılı dosyasında tapu iptal davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 22.07.2005 tarihinde tamamen orman alanında kaldığına ilişkin şerhin konulduğu, davacılar tarafından murise ait hisseli taşınmaza el atıldığından ve mülkiyet hakları son bulduğundan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı olarak eldeki tazminat davasının açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Davacı vekiline muris ile tapu kayıt maliki ...'in aynı kişi olup olmadığına yönelik olarak dava açmak üzere 11.11.2021 tarihli duruşmada kesin süre verildiği, aksi taktirde davanın reddedileceğinin ihtar edildiği duruşma tutanağının 25.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak buna ilişkin davanın verilen kesin süre içinde açılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.