Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11838 E. 2025/6813 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11838
Karar No
2025/6813
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/336 Esas, 2024/596 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 ncu maddesine dayanan muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ayrım, ... Ayrım Devlet Yolu .... Şehir Geçişi yol inşası ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla Van Belediye Başkanlığı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesi ugulaması sonucu yol yapım ve emniyet sahası olarak terk edilen taşınmaz üzerindeki muhdesat bedelinin, ... ile ... Belediye Başkanlığı arasında yapılan 13.03.2008 sözleşme ile Karayolları Genel Müdürlüğünce ödeneceğinin imza altına alındığını, imar uygulaması sonucu yola terk edilen 1427 ada 153 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın, yol yapım ve emniyet sahası tesis etmek maksadıyla idarece kamulaştırılmasına karar verildiğini, zemin üzerinde bulunan muhdesat için değer takdir edildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tespitini ve idare adına aidiyetini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2009 tarihli ve 2008/ 349 Esas, 2009/ 344 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 09.07.2009 tarihli ve 2008/ 349 Esas, 2009/ 344 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yapıya resmî birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediğini, ağaç bedellerinin tespiti yönünden ise 2942 sayılı Kanun'un 11/3 bendi uyarınca kamulaştırılan şeyin ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kar bedel tespitinde dikkate alınmayacağından ve taşınmazda bulunan ceviz, badem ve elma ağaçları dava tarihi itibari ile 15 yaşında olduğundan, bu ağaçların maktu değerleri Tarım ve Orman Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlardan sorularak bu değer üzerinden ağaç bedellerine hükmedilmesi gerekirken ağaçların geri kalan ömürleri esas alınarak değer belirlenen rapora göre bedel belirlenmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.06.2017 tarihli ve 2016/91 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.06.2017 tarihli ve 2016/91 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, bozmaya uyulduğu hâlde, gereklerinin yerine getirirlmediği, taşınmaz üzerinde bulunan ceviz, badem ve elma ağaçları dava tarihi itibarı ile 15 yaşında olduğundan, bu ağaçların maktu değerleri Tarım ve Orman Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlardan sorularak bu değer üzerinden ağaç bedellerine hükmedilmesi gerekirken kamulaştırılan meyveli ağaçların net geliri esas alınarak değer tespit eden rapora göre bedel belirlenmesi, bedel tespit ve tescil davalarında davanın niteliği gereği maktu harca hükmedilmesi gerekirken davalıdan nispi harç alınmasına karar verilmesi ve davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru olmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapı bedelinin yüksek hesaplandığını, ağaçların hesaplaması yapılırken kapitalizasyon faiz oranın %4 olarak kullanılmasının ağaçlar için yüksek fiyat artışına neden olduğunu, ayrıca bilirkişilerce dava tarihi 2008 olmasına karşın bozma tarihi olan 2015 yılına ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmasının mükerrer değer artışına sebep olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dosya kapsamında birden fazla bilirkişi raporu alındığını, düzenlenen işbu raporlara karşı yargılama aşamasında itirazlar yapıldığını, tüm bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza emsal değerinin çok altında değerlendirme yapıldığını, davanın bu haliyle kabulüne karar verilmesinin müvekkilin hak kaybına ve zarara uğramasına neden olduğu, şuan ki konum itibarıyla Van ilinin en değerli yerlerinden olup 9 kat imarlı bu taşınmaz için ödenen 53.298,38 TL'den sadece 13.265,81 TL'nin müvekkile ödenip bunun dışında kalan 40.032,57 TL'nin faiziyle birlikte müvekkilden alınmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcın Hazineye irat kaydedilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11838, K. 2025/6813, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11838-e-2025-6813-k-18f4d3a8fd55