Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11700 E. 2025/6730 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11700
Karar No
2025/6730
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1584 Esas, 2024/3979 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/234 Esas, 2023/654 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Kasabası, Aşağı Mahallesi 291 ada 24 parselde kayıtlı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarece sulu 2. 3 ve 4. sınıf tarla (13,19-11,28 - 10,04 TL/m²), meyve bahçesi veya karışık meyve bahçesi olarak tespiti yapılıp, değerlemesi tamamlanmış olan ... Mahallesindeki bu arazilerin mahkeme bilirkişi raporlarında arsa olarak değerlendirilmiş olduğunu, idare aleyhine fiyat farkının yaklaşık 4-5 kat arttığını, idarece hazırlanmış olan sulu tarla kıymet takdir raporlarında mütemmim cüz olarak ağaç yok iken, bazı mahkeme bilirkişi raporlarında taşınmazın üzerinde mütemmim cüz olduğu varsayılarak ve olabildiğince fazla bedel çıkarabilmek için yüklü miktarda mütemmim cüz ağaç bedeli eklendiğini, kapitalizasyon oranının % 4 alınmasının hatalı olduğunu, Dedemli Belde Belediyesi tarafından 2007 yılında İller Bankası'na yaptırılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının hiç uygulanmamış olduğunu, Bozkır Barajı kamulaştırma sahasındaki parsellerin Konya ili, Bozkır ve Hadim ilçe sınırları içinde bulunmakta olup, kısmen ve tamamen kamulaştırılacak tüm taşınmazların, nazım ve uygulama imar planı sınırları dışında olduğunu, göl sahası ve relökasyon yolunda bulunan taşınmazların, belediye mücavir sahasında olmakla birlikte kırsal nitelikte olduğunu, Dedemli köyü merkezindeki taşınmazların, fiilen ekilip biçilmeseler bile arazi niteliğinde olacağını, dava konusu taşınmazların maliklerinin geçmişe dönük çiftçi kayıt sistemi kayıtlarının talep edilmesi gerektiğini, çiftçi kayıt sisteminde tarla ve meyve bahçesi olarak görülen bu yerleşim yerlerinin, belediyece hizmet alanının çok uzağında bulunması ve bölgedeki nüfusun, nüfus yoğunluğunun azlığı ve yaşlı nüfusunun fazlalığı değerlendirildiğinde arsa olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, çok yıllık tarım ürünlerinde (kapama meyve bahçeleri) kıymet takdiri yapılırken, tek yıllık tarımsal ürünlerde (münavebe bitkileri) kullanılan hesaplama yönteminin kullanılması mümkün olmayıp periyodik gelirlerin kapitalizasyonu yönteminin kullanılması gerektiğini, arazi sınırındaki yapıların kamulaştırma bedeline dahil edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmadan arda kalan kısma %10 değer kaybı oranı takdir edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, kamulaştırılan alan taşınmazın % 33'ü olup, en az % 16 - % 17 değer kaybı oranı takdir edilmesi gerektiğini, kalan kısmın da kamulaştırılması yahut kapama bahçe olarak kullanılan taşınmazın kuru tarlaya dönüştürülmesi sonucu oluşacak değer düşüklüğünün hesaplanması gerektiğini, teraslama yapılan taşınmazda ekskavatör ücretinin hesaplanmasını talep ettiklerini, taşınmaza yapılan masrafın da kamulaştırma bedeline eklenmesi sonucu hak ve hakkaniyete uygun kamulaştırma bedeli hesaplanması gerektiğini, yapılan değerlendirmeler sonucu davalının arsasının değerinin çok düşük kaldığını, bilirkişi gelir tablosundaki hesaplamaların ortalamanın altında yapıldığını, bilirkişi raporlarında ara ziraatın gözardı edildiğini, taşınmazlar üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşına, adetine göre yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu ve üretim masraflarının gerçek değerin çok üzerinde gösterildiğini, mütemmim cüz değerlerinin eksik hesaplanmış olup, ortalama fiyatların altında olduğunu, bilirkişilerin uyguladıkları münavebede verimleri düşük, maliyetleri yüksek gösterdiklerini, ortalama verim verilerini uygulamadıklarını, kapitalizasyon oranlarının fazla belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olup kapama bahçe niteliğindeki dava konusu taşınmaza % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, değerlendirme tarihi itibarıyla ilgili İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine dayanılarak, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın sulama durumuna ilişkin tespitte, taşınmazın bulunduğu mevkide kapalı sistem basınçlı sulama bulunduğu, taşınmazın buradan sulandığından sulu tarım arazisi vasfında olduğunun belirtildiği, kamulaştırmadan arta kalana değer azalışı verilirken büyüklüğü, bölgedeki ortalama arazi büyüklükleri, arta kalan kısmın sulama, gübreleme, toprak işleme, kullanılabilme durumu ve diğer hususlar gözönüne alınarak değer azalışı oranı belirlenerek kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline dair verilen kararda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, ayrıca faizin hatalı uygulandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Faiz hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davacı idare vekilinin, istinaf dilekçesinde, faize ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davacı idare vekilinin faize ilişkin temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11700, K. 2025/6730, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11700-e-2025-6730-k-1209fd31c536