Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11698 E. 2025/6727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11698
- Karar No
- 2025/6727
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1288 Esas, 2024/3855 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/578 Esas, 2023/495 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Kasabası, ... 390 ada 27 parsel, 394 ada 130 parsel ve 394 ada 133 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların gerçek bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ürünlere ilişkin olarak kullanılan ürün verimlerinin bölgenin gerçekleriyle bağdaşmayacak şekilde ortalama verimlerin aşırı yüksek alındığını, taşınmazlar üzerindeki ağaçların verim çağının başında olup ortalama verimi tutturacak yaşta olmadığını, taşınmazlar üzerinde bulunan, tamamı verim çağının başında olup ortalama verimi tutturabilecek çağda olmadığını, ürünlerin toptan satış kilogram fiyatları olarak ürünün hasat zamanında çiftçinin elinden çıktığı toptan satış fiyatı yerine ürünün pazarda nihai tüketiciye satıldığı perakende satış fiyatının esas alındığını, ürün fiyatlarının yüksek alınması, verim olarak ortalama verimlerinin kullanılması neticesinde taşınmazın net gelirinin gerçekten çok uzak şekilde yüksek hesaplandığını, meyve bahçelerine ilişkin hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, meyve bahçelerine kıymet takdir edilirken; periyodik gelirlerin kapitalizasyonu kriteri yöntemi kullanılarak bilanço hesabı yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faiz oranının % 7 ve üzerinde alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 394 ada 130 parsel sayılı taşınmazın kapama bahçe olarak hesaplanmasını talep ettiklerini, kıymet takdir raporundan ve uydu görüntülerinden de anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın kapama bahçe olarak kullanılmakta olduğunu, kıymet takdir raporuna itibar edilerek hesaplama yaptırılmasını talep ettiklerini, 10 yıldır kamulaştırılması beklenen, sulama imkanları elinden alınan ve DSİ tarafından yapılan (yaklaşık 3 yıl önce) anons sonucu ağaçları kestirilen taşınmaza bahçe hesabı yapılmamasının hak ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini, yapılan değerlendirmeler sonucu davalının arsasının değerinin çok düşük kaldığını, bilirkişi raporlarında ara ziraatın gözardı edildiğini, taşınmazlar üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşına, adetine göre yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu ve üretim masraflarının gerçek değerin çok üzerinde gösterildiğini, mütemmim cüz değerlerinin eksik hesaplanmış olup, ortalama fiyatların altında olduğunu, bilirkişilerin uyguladıkları münavebede verimleri düşük, maliyetleri yüksek gösterdiklerini, ortalama verim verilerini uygulamadıklarını, kapitalizasyon oranlarının fazla belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olup, kıymet takdir komisyonu raporunda da belirtildiği üzere kapama meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu 394 ada 133 parsel taşınmaz ile sulu tarım arazisi niteliğindeki 390 ada 27 parsel ve 394 ada 130 parsel sayılı taşınmazlara % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak, net gelir hesabına esas alınan ürünlerin gayrisafi hasılatlarının, üretim giderlerinin 1/3'ünden aşağı olmadığı gibi 2/3'ünü de geçmediğinden kanuna uygun olduğu, objektif değer artışı uygulanmaksızın değer biçilmesinde ve ilgili kurumlardan alınan veriler doğrultusunda değerlendirme tarihi itibarıyla yapı ve ağaç bedellerinin değerlendirmeye alınması suretiyle kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline dair verilen kararda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1/1000 ölçekli imar planının iptal edildiğini, kapama meyve bahçesi hesaplamasının tarım ekonomisine ve bilime uygun düşmediğini, kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesin esasa alınarak niteliklerin tekrar objektif artış unsuru olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.