Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9890 E. 2025/3223 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9890
Karar No
2025/3223
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2931 Esas, 2024/1388 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/1103 Esas, 2021/163 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın taşınmazın bulunduğu arsanın sahibi olduğunu, bu arsaya bina yapılması için 1972 yılında müteahhit ile anlaştığını, inşaatın davalı tarafından tamamlandığını, davacının o dönemler Almanya'da olduğu için inşaatın durumundan haberi olmadığını, diğer davacının ise binadan daire aldığını, davalının kanuna aykırı şekilde inşaat yaparak teras katını tam kata çevirdiğini, çatıda ve ortak alanlarda kanuna aykırı şekilde inşaat yaptığını, 30.12.1973 tarihli yönetim planının mutlak butlan ile malul olup, bu yönetim planına dayanılarak yapılan tüm işlemlerin batıl ve geçersiz olduğunu, hiç bir resmi kurum kayıtlarında 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi uyarınca malikler kurulunun oy birliğiyle almış olduğu bir kararın bulunmadığını belirterek, davanın kabulü ile davalının müdahalesinin men-i ile kanuna aykırı bir şekilde tam kata çevrilen 8 numaralı bağımsız bölümün tüm masrafları davalıya ait olacak şekilde kaline ve onaylı projedeki haline çevrilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ün 91 yaşında olduğunu, genel vekaletname verdiği tarihte 70 yaşlarında olduğunu, alınmış akıl sağlığı raporu bulunmadığını, güncel bir vekâletname sunulmadığı takdirde davanın davacı yönünden açılmamış sayılması gerektiğini, davacı ...'ın 18.03.1972 tarihinde düzenlediği vekaletname ile ...'e satış yetkisi veren bir vekâletname verdiğini, bu vekâletnameden 2 gün sonra Kadıköy 3. Noterliğinin 20.03.1972 tarihli ve 5409 sayılı resen hukuki vekâletname ile ...'a söz konusu yerde inşaat yapımı ile ilgili her türlü yetkiyi içeren bir vekâletname verdiğini, ...'ın bu vekâletnameye dayanarak Beşiktaş Belediye Başkanlığına başvurarak inşaat ruhsatı almak için proje sunduğunu, bu projenin 12.12.1972 tarihli ve 846 no ile tasdiklendiğini, İstanbul Belediyesi İmar ve Planlama Müdürlüğünün 15.06.1972 tarihli ve 3700 sayılı yazısı ile inşaat projesinin onaylandığını, bu projede 5. kattaki çekme katın ilk haliyle sonradan tam kata çevrileceği hali ve müşterek mülkiyete ait çatının durumunun çizildiğini, umumi vekâletnamede 8 nolu dairenin önündeki terasın 8 nolu daireye ait olduğunu kabul ettiğini, 8 nolu çekme kat dairenin 1986 yılında 1986 tarihli ve 13000 nolu projenin eki olarak çatının tam kata iblağ edildiğini, 16.12.1986 tarihli ve 15452 sayılı kararı ile onandığını, davacının arsasını satarken bu hususu kabul ettiği gibi diğer bağımsız bölüm maliklerinin de bu hususu kabul ve ikrar ettiklerini, mülkiyet ihtilaf veya ortak mahallere el atma itirazının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ün 12.04.2019 tarihinde vefat ettiğini, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/732 Esas sayılı mirasçılık belgesinin 22.06.2020 tarihli dilekçeleri ile mirasçıların, huzurdaki davayı takip edeceğinin belirtildiğini, ...'ün mirasçılarından ...'ın da 09.08.2020 tarihinde vefat ettiğini, kendisinin mirasçıları ..., ... ve ... olduğunu bu mirasçıların da huzurdaki davayı takip edeceklerinin mahkemeye bildirildiğini, buna rağmen mahkemede davacı ...'ün davacı olarak belirtildiğini, açık maddi hatanın kararda yer alması mahkemece davayla ilgili inceleme ve özenin yeterli bir şekilde yapılmadığını gösterdiğini, karar verildikten sonra, 29.03.2021 tarihinde diğer davacı (kısıtlı) ... vefat ettiğinden İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/330 Esas sayılı veraset ilamında mirasçılarının ..., ..., ..., ... ve ... ... olduğunun tespit edildiği, vekâletname suretini ibraz ederek ...'ın tüm yasal mirasçılarının da huzurdaki davayı takip edeceklerini, kararda hukuki bir gerekçe olmadığını, mahkeme kararında ise gerekçe olarak yalnızca hatalı bilirkişi raporunun özetinin yer aldığını, müteveffa davacı ...'ın 1972 ve 1973 yılında ...'e verdiği vekâletnamelerde; vekilin dava konusu 8 numaralı teras kat dairenin tam kat daireye çevrilmesine muvafakat etme yetkisi ve yönetim planı imzalama yetkisinin bulunmadığını, 8 nolu teras kat dairenin tam kata çevrilmesinin, kat malikleri kurulu kararı ile alınmış oy birliği kararı doğrultusunda yapılması gerektiğini, 8 nolu dairede yapılmış kanuna aykırı inşaatın kal'i ve el atmanın önlenmesi gerektiğini, gayrimenkulün aynına ilişkin konularda düzenlenen vekâletnamelerde, tüm yetkilerin açık ve kesin bir şekilde yer almasının yasal zorunlu olduğunu, vekil özel olarak yetkilendirilmedikçe taşınmazı devredemeyip veya bir hak ile sınırlandıramayacağını, vekil ...'in, bu işleme muvafakat ettiğini gösteren 30.12.1973 tarihli yönetim planı, mutlak butlan ile batıl olduğunu, davacıların bu işlemlerden haberdar olmadıklarını, hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlerin tamamen hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin yalnızca teras katın tam kata çevrilmesi için hazırlanan projeler ile bunlara göre yapılan inşaatın birbirine uygun olup olmadığını incelediğini, diğer maliklerin yönetim planında teras katın tam kata çevrilmesi konusunda davalıya izin verdiklerinden bahisle inşaatın kanuna aykırı olmadığı ve yıkımının gerekmediği yönünde hukuki değerlendirme yaptıklarını, bilirkişi heyetinin, hukuki değerlendirme yapabilmesinin kanunen mümkün olmadığını, buna rağmen; bilirkişi heyetinin görev ve yetkisini aşarak, Mahkeme yerine geçerek, hukuki değerlendirme ve tespit yaptığını, 634 sayılı Kanun uyarınca, yönetim planı doğrultusunda teras katın, tam kata çevrilemeyeceğinin açık olduğunu, bilirkişi heyetinin dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olmayan tadilat projelerinin incelediğini, davalıya ait teras katın tam kata çevrilmesi işleminin geçersiz vekâlet nedeniyle baştan sakat olduğunu, sonradan kanuna uyularak yapılan işlemlerin de her zaman sakat ve geçersiz olacağının aşikar olduğunu, davanın dayanaklarından olan İstanbul 5. Noterliği'nin 9751 yevmiye nolu ve 6256 yevmiye nolu vekaletnamelerinin mahkeme tarafından incelenmediğini, müvekkili ...'ın, vekili ...'e verdiği İstanbul 5. Noterliğinin 9751 yevmiye nolu ve 6256 yevmiye nolu vekâletnamelerde, vekilinin, teras katın tam kata çevrilmesine muvafakat etme ve yönetim planı imzalama yetkisi bulunmaması sebebiyle bu vekâletnamelere dayanılarak yapılan tüm işlemlerin mutlak butlana tabi olduğunu, kat malikleri kurulu tarafından alınan bir karar olmaması, nedeniyle davalı tarafından 1973 tarihli yönetim planın ve bu plana dayanılarak yapılan tüm işlemlerin baştan itibaren geçersiz olduğunu, mirasçılık belgeleri sunulmasına rağmen ölü kişi hakkında karar verilmesinin de hatalı olup kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan fazla alınan aşağıda yazılı temyiz ve temyize başvurma harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9890, K. 2025/3223, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9890-e-2025-3223-k-95c65a66bbba