Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11391 E. 2025/9784 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11391
- Karar No
- 2025/9784
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2731 Esas, 2024/1354 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 210 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını, dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda ve acele kamulaştırma dosyasında düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, münavebeye alınan ürünler için resmî veri listesindeki ortalama verim, fiyat ve üretim masraflarının esas alınması gerektiğini, ağaç bedellerinin fahiş hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreler içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu karar doğru ve yerinde olduğu hâlde, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırıldığını, böylece yargılamanın uzamasına sebebiyet verilerek müvekkilinin mağduriyetine yol açıldığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, kapitalizasyon faizinin %3 oranında uygulanması gerektiğini, objektif değer artışının düşük oranda uygulandığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyatlarının düşük alındığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda %20 oranında değer azalışı meydana geldiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... Müdürlüğü parsel sorgulama uygulamasında tespit edilen yeri, ... Belediye Başkanlığının 28.02.2019 tarihli cevabi yazısında dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli ... İmar Planında kısmen diğer tarım alanı ve karayolu kamulaştırma alanında kaldığı, belediye mücavir alanın bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı, etrafında yapılaşma bulunmadığı, karayolları kamulaştırma alanında kalan kısmın iskana yasaklı alanda kaldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, Dairenin 2019/508 Esas, 2019/461 Karar sayılı dosyasında aynı yer 208 ada 1 parsel yönünden 2017 yılı itibarıyla arazi vasfında kabul edilen bu taşınmazın metrekare birim bedelinin 278,59 TL/m² olarak hesaplanmasının uygun görüldüğü, aynı yer 210 ada 1 parsele ilişkin taşınmazın arazi vasıflı kabul edilmesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesince uygun görüldüğü, yine aynı yer bitişik parsel olan 210 ada 5 parsel yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesinin 2017 yılı için metrekare birim bedeli olarak 278,59 TL/m²'yi uygun bulduğu, keza aynı yer 215 ada 2 parsel yönünden 2019 yılı için metrekare birim bedelinin 387,46 TL/m² olarak hesaplanmasının Dairenin 2021/1845 Esas, 2022/848 Karar sayılı kararında uygun bulunduğu, böylece arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %80 objektif değer artırıcı unsur oranının yerinde olduğu, %4 kapitalizasyon faiz oranının da taşınmazın niteliğine uygun olduğu, yetiştirilen ürünlerin münavebe durumları ile verim, satış fiyatı ve üretim giderlerinin ilçe tarım verileri ile örtüşür şekilde uygulandığı, arta kalan kısım yönünden kalan kısmın büyüklüğü ve geometrik şekli dikkate alınmak suretiyle değer azalışı uygulanmamasının yerinde olduğu, yine ağaç bedellerinin usulüne uygun hesaplandığı, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, neticeten belirlenen 351,07 TL/m² kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin kamulaştırma fark bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine ilişkin 18.11.2019 tarihli kararının, gerekçesinde açıklandığı şekilde davacı idare vekilinin hazır bulunduğu duruşmalarda davacı idareye iki kez 15 günlük süre verilmesi, ikinci 15 günlük sürenin kesin olduğu belirtilerek davanın reddedileceği ihtarında bulunulması ve son duruşmada davalı vekilinin yeniden süre verilmesine muvafakat etmediği beyanı üzerine verildiği, buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince ilk verilen 15 günlük sürede depo kararının yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımın belirtilmediği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı anlaşılmaktadır. 3. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında "... kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 94 üncü maddesinde ise "(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar" şeklinde düzenlemeye yer verildiği görülmektedir. 4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararında "... kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının da ilgili tarafa ihtar edilmiş olması gerekir ... ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir " açıklamalarına yer verilmiştir. 5. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; davacı idare vekilinin hazır bulunduğu duruşmalarda davacı idareye iki kez 15 günlük süre verildiği, süreye ilişkin ara kararlarda depo edilmesi istenilen miktar ile depo edileceği banka şubesinin açıkça kararda gösterildiği ve ikinci 15 günlük sürenin kesin olduğu belirtilerek davanın reddedileceği ihtarında da bulunulduğu, böylece kesin sürenin hukuki sonuçlarını doğurabilmesi için gerekli koşulların sağlandığı anlaşılmaktadır. 6. Diğer taraftan, davalı vekilinin son duruşmada davacı idareye yeniden süre verilmesine muvafakat etmedikleri beyanında bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan 29.09.2020 tarihli duruşmada davalı vekilince kamulaştırma bedelinin süresinde depo edilmediği itirazının tekrarlandığı, üstelik Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararını verdiği tarihi itibarıyla henüz fark kamulaştırma bedelinin davacı idare tarafından depo edilmediği de dikkate alındığında usul ekonomisi ilkesi uyarınca da davanın reddine hükmedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.