Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11205 E. 2025/9083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11205
- Karar No
- 2025/9083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2293 Esas, 2024/1228 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 25257 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uygulama imar planı ile lise alanı olarak ayrıldığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığı bedel de ödenmediğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... 3. İdare Mahkemesinin 2018/984 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava temyiz aşamasındayken davadan feragat edildiğini, ... Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasında ek kararla feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, taşınmazın imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, sorumluluğunun ilgili yer belediyesinde olduğunu, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, emsal kıyaslamasının doğru yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taşınmaz hakkında idare mahkemesinde açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle davanın imar planı yapan belediyeye yöneltilerek açılmadığı için davanı husumetten reddolunması gerektiğini, taşımazın bedelinin yüksek belirlendiğini, tüm bedele dava tarihinden faize hükmolunmasının yanlış olduğunu, emsalin uygun emsal olmadığı gibi dava konusu taşınmazın değerli kabul edilmesinin doğru olmadığını, taşınmazın takyidatlardan arındırılarak davalı adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 29.02.2024 tarihli ek beyan dilekçesi ile hukuki el atmaya ilişkin davalrda Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin içtihat değişikliği yaparak vermiş olduğu kararlarında vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretinin talep olmasa dahi resen gözetilmesi gerektiğini beyanla kararın vekâlet ücreti yönünden de düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı ancak uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olduğu kabul edilmesi ve taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında lise alanında kaldığından davalı kurumun sorumlu tutulmasında; dava konusu taşınmaza ilişkin uygulama imar planı varlığını sürdürmesi bir başka ifadeyle el atma devam ettiği sürece feragat ya da vazgeçme nedeniyle kesin hükümden bahsedilemeyeceğinin kabulü ile esas hakkında karar verilmesi yerinde olduğu (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/25137Esas, 2019/3309Karar sayılı kararı) diğer taraftan Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin içtihatları uyarınca hukuki el atmaya ilişkin tazminat davalarında vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerekli ise de davalı vekilinin 29.02.2024 tarihli dilekçesi istinaf süresi içinde verilmediğinden bu yöne ilişkin istinaf istemleri Dairemizce incelenmediği, davaya konu taşınmazın niteliği gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın vasfı arsa olarak kabul edilmek suretiyle emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, taşınmazın imar planında lise alanında kalması nedeniyle husumetin davalıya yöneltilmesinde yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde, davacı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verimiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanında kalan taşınmazın bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılamayacağı anlaşılmaktadır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.