Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11163 E. 2025/12476 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11163
- Karar No
- 2025/12476
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/454 Esas, 2024/143 Karar KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusu bulunmayan dava hakkında hüküm tesis edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü asıl davacı ... ve davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., köyü 2 34... parselde yer alan taşınmazların yarı hissesini tapuya ... ilkesi çerçevesinde tapudan satın aldığını, ancak belirtilen taşınmazların orman olduğu iddiası ile tespitin iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tescili için dava açıldığını, neticede müvekkili tarafından tapuya ... ilkesi gereğince satın alınan taşınmazların orman vasfında olduğu tespit edilerek Hazine adına tescil edildiğini, bu nedenle davalı Hazinenin tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zarardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek kadastro tespitlerinin tapuya yansıtılmamasından kaynaklanan hatalar neticesinde Devletin tasarrufu ile müvekkilinin elinden alınan taşınmazların bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.06.2014 tarihli ve 2012/169 Esas, 2014/427 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; 236 parselin ½ payla davacı adına kayıtlı iken orman vasfında olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptal edildiği, her ne kadar Devlet Ormanlarının özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazlar hakkında kadastro tespiti düzenlenerek tapu kütüğünün gerçek kişiler adına oluşturulduğu, daha sonra satış ile davacının pay sahibi olduğu, bu şekilde tapu sicilinin hatalı olarak tutulduğundan, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının gerçek zararının tazmininin gerektiği ve zararın tapunun iptaline ilişkin kararın kesinleştiği tarihte oluştuğunu, hal böyle olunca, niteliği arazi olarak belirlenen 236 parselden ifrazen oluşan 8 39... parsel sayılı taşınmaz için değerlendirme tarihinin 05.10.2010, 8 41... parsel sayılı taşınmazlar için ise 02.07.2008 alınması gerekirken, değerlendirme tarihini dava tarihi olarak kabul eden bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırı olduğu gibi keşif sırasında bilgisine başvurulan İnşaat Mühendisi ..., Ziraat Mühendisi ... ve Mülk Bilirkişi ... rapor ve ek raporlarında değerlendirme tarihi olarak dava tarihi esas alınarak 236 parselden ifrazen oluşan parsellerin davacının hissesine düşen değerinin belirlendiği, mahkemece belirlenen bu değer üzerinden hüküm kurulduğu, 234 parselden ifrazen oluşan 834, 835, 8 36... parsel sayılı taşınmazların değeri konusunda bilirkişilerce değerlendirme yapılmadığı gibi mahkemece 234 sayılı parselden gelen taşınmazlarla ilgili tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi gereğince davacı dava dilekçesinde 234 sayılı parselden gelen taşınmazlarla ilgili de tazminat talep ettiği hâlde Mahkemece, bu istem hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığından davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 28.11.2017 tarihli ve 2016/316 Esas, 2017/517 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; hükmüne uyulan bozma kararına, kararın dayandığı gerekçeye göre davalı ... vekilinin 236 sayılı parselden ifrazen oluşan 839, 840, 841, 842 sayılı parsellerle ilgili temyiz itirazlarının reddi gerektiği, 234 sayılı parselden oluşan taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamından, davacının tazminat istemine konu yaptığı Haziran 1949 tarihli ve 20 numaralı tapu kaydı kapsamında kalan 234 sayılı parselden oluşan 834, 835, 8 36... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ... Kadastro Mahkemesinin 1991/14 Esas, 4 Karar ve 2008/5 Esas, 14 Karar sayılı kararları ile iptaline karar verildiği, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, Dairenin 2016/7210 Esas, 6253 Karar sayılı bozma kararında bu parsellerle ilgili tazminat istemi yönüden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden söz edilerek hükmün bozulduğu, Mahkemece bozma kararına uyularak tazminata hükmedilmiş ise de dayanılan tapu kaydının taşınmazlara uyup uymadığı kesinleşen dosyaların kapsamından anlaşılamadığı, eğer tapu kaydının taşınmazlara uyduğu anlaşılırsa; 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi gereğince, aynı Kanun'un 2 nci maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların devletleştirildiği, aynı Kanun'un 5 inci maddesinde "Devletleştirilen ormanların sahiplerinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden başlayarak 1 yıl içinde mülk edinme belgeleri ve vergi kayıtlarıyla birlikte ve iş ilgililer arasında ihtilaflı durumda ise mahkemede incelenmekte olduğuna dair alacakları belgeleriyle ormanların bağlı bulundukları Devlet orman işletmesi müdürlüğüne veya o yerin mülkiye üstüne başvurmak zorundadır. Bir yıl içinde bu ödevi yerine getirmeyenler devletleştirilen ormanın karşılığını alma hakkını kaybeder" hükmünün bulunduğu, bu hüküm uyarınca dayanak Haziran 1949 tarihli tapudan dolayı tazminat talep hakkının da bulunmadığı; tapu kaydının taşınmazlara uymaması halinde ise kadastroca oluşmuş ve daha sonra mahkemelerce iptal edilmiş geçerli bir tapu kaydı bulunmadığından zaten tazminata hak kazanılamayacağı gözönünde bulundurularak, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı ... vekilinin 839, 840, 841, 842 sayılı parsellerle ilgili temyiz itirazlarının reddine, 834, 835, 836, 837, 838 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 04.07.2019 tarihli ve 2019/24 Esas, 2019221 karar sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. E. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunması sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince dosyanın yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
F.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda 13.12.2022 tarihli ve 2022/(20) 8-16 Esas, 2022/1720 Karar sayılı kararı ile Mahkemece, dosya kapsamında aldırılan 10.02.2017 tarihli bilirkişi ek raporu ile tespit edilen taşınmaz değerleri itibarıyla dava konusu 236 sayılı parselden ifrazen gelen ve mahkemece orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen 839, 840, 8 41... sayılı parsel taşınmazlar yönünden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince tazminat talep edebileceği, buna karşılık 234 sayılı parselden ifrazen gelen 834, 835, 8 36... sayılı parsel taşımazlar yönünden ise 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenler ve yukarıda açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
G. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Karar Düzeltme Talebinin Reddi Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda 13.12.2022 tarihli ve 2022/(20) 8-16 Esas, 2022/1720 Karar sayılı karara yönelik taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir. H. Mahkemece Verilen Son Karar Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusu bulunmayan dava hakkında hüküm tesis edilmesine yerolmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; en son Yargıtay Hukuk Genel kurulu tarafından direnme kararının bozulmasına karar verildiğini, karar düzeltme talebinin reddi ile dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verildiğini, davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece sehven kesinleşme şerhi düzenlendiğini ve bu kesinleşme şerhine istinaden talep edilen alacak kalemlerinin ödendiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, haksız ve yersiz ödemede bulunulduğunu, bozma kararına uyularak davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla en azından davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesi gerektiğini, verilen işbu kararla yersiz ödenen meblağın geri alınmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Yapılan incelemede; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, Hukuk Genel Kurulunun direnme kararının bozulmasına ilişkin kararının, karar düzeltme isteminin reddi üzerine kesinleşmiş olması nedeniyle, Mahkemece bozmaya konu 234 parselin ifrazı ile oluşan parsellere yönelik olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye ödenmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.