Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11040 E. 2025/6817 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11040
- Karar No
- 2025/6817
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/732 Esas, 2019/311 Karar DAVA TARİHİ : 09.07.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, ..., köyü ... ... Mevki 1350 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/180 D.İş sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın değerinin düşük gösterildiğini, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilerek davacı kurumdan tahsilini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.05.2014 tarihli ve 2013/404 Esas, 2014/451 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 29.05.2014 tarihli ve 2013/404 Esas, 2014/451 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olması nedeniyle kapitalizasyon faizinin %6 yerine %5 alınması, dava konusu taşınmazın konumunun Çanakkale-Gelibolu-Keşan bölünmüş yoluna yakın olması dikkate alındığında taşınmazın değerinde %200 objektif artışa neden olabileceği düşünülmeden, %50 objektif artış uygulayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan "yabancı gerçek ve tüzel kişilere satılamaz, sınırlı ve hak tesis edilemez" şerhi ile birlikte davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.03.2017 tarihli ve 2016/102 Esas, 2017/105 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 08.03.2017 tarihli ve 2016/102 Esas, 2017/105 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan incelemesi sonucunda, bozma öncesinde dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan kısım için değer azalışına hükmedilmediği, bu hususun bozma konusu yapılmadığı, davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozma sonrası %10 değer azalışı hesaplanarak fazla bedele hükmedilmesi, 2942 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dört ay içerisinde sonuçlandırılamayan davada, bozmadan önce tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra kalan 2.543,49 TL’ye 16.11.2013 tarihinden ilk karar tarihine, bozma sonrası oluşan fark bedele de 16.11.2013 tarihinden son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde faize hükmedilmesinin doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, objektif değerleme oranın yüksek olduğunu, faizin de hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerli bir konumda olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fazladan ödenen kamulaştırma bedelinin faizsiz ödenmesine karar verilmesini, Mahkemece tespit edilecek kamulaştırma bedeline, acele el koyma kararı ve taşınmaza fiilen el atıldığı tarihten 05.12.2012 itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının ya da Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının işletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararına göre davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerekirken lehine vekâlet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, bent sıralarının buna göre teselsül ettirilmesine; Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.