Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10567 E. 2025/8212 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10567
Karar No
2025/8212
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/437 Esas, 2024/339 Karar ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA TARİHİ : 19.02.2013 KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Muğla ili, ....lçesi,... köyü 63... parselde kayıtlı taşınmazın müvekkillerinin murisi ... adına tapuda kayıtlı iken Orman İşletme Müdürlüğü tarafından açılan ve Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/284 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, tapu siciline güvenen müvekkillerinin zarar gördüğünü belirerek tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla belirlenecek tazminatın tapu kaydının iptal tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve mahkeme vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... köyü ... Mevkiinde kain 63... parsel sayılı taşınmazın Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.05.2009 tarihli ve 2010/2 84... /224 Karar sayılı kararı ile tapusu iptal olunarak orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, hükmün 14.03.2012 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın bulunduğu sahada 3116 sayılı orman tahdidinin 08.05.1946 tarihinde kesinleştiğini, daha sonra hukuksuz ve mükerrer tescil olarak ilgili şahıs adına tarla vasfı ile tespit ve tescile tabi tutulduğunu, mükerrer tescil mahkeme kararı ile iptal edilerek orman vasfının tespit ve tesciline hükmedildiğini, bu nedenle davacıların 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince sicilin iptalinden devletin sorumluluğu gereğince Mal Müdürlüğü aleyhine yöneltilmiş olduğu davanın hukuksuz olduğunu ve reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.03.2014 tarihli ve 2013/135 Esas, 2014/293 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 12.03.2014 tarihli ve 2013/135 Esas, 2014/293 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın arsa mı arazi mi olduğunun tespit edilerek yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapılması ve bedelin belirlenmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 23.06.2017 tarihli ve 2015/881 Esas, 2017/281 Karar sayılı kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın ve birleştirilen davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.06.2017 tarihli ve 2015/881 Esas, 2017/281 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; tazminata konu taşınmazın değerlendirme tarihinde arsa mı arazi olduğu hususunda yapılan araştırma yeterli görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; değerlendirme tarihi kesinleşme tarihi olduğu hâlde, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Fethiye Mal Müdürlüğüne husumetin yöneltilmesinin hatalı olduğunu, Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, emsal taşınmazın uygun emsal olmadığını, birleştirilen dosyada zamanaşımı süresinin dolduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının gözetilmediğini, mirasçıların tazminat talep edemeyeceğinin gözetilmesi gerektiğini, bilirkişi raporları arasında fahiş fark olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak tazminatın tespiti ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.

3. Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dairemiz denetiminden geçtiğinden bahisle değerlendirme tarihinden sonraki bir tarih olan 01.11.2016 tarihli satışın emsal alınıp geriye endekslenmesi suretiyle tazminatın belirlenmesi hatalı olduğu gibi bozma sonrası alınan 06.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda 19.09.2019 itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim bedeli 400 TL, 30.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda 14.03.2012 kesinleşme tarihi itibarıyla 164,48 TL, 15.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda aynı tarih itibarıyla 419,14 TL, hükme esas alınan bilirkişi 803,06 TL belirlendiğinden raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalıdır.

4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

5.Kabule göre de değerlendirme tarihi olarak tapu iptali ve tescil kararının kesinleşme tarihi alındığı hâlde, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir.

VI. KARAR Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10567, K. 2025/8212, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10567-e-2025-8212-k-b3a089570ebd