Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10545 E. 2025/9367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10545
Karar No
2025/9367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/659 Esas, 2024/1209 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Marmara Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 106 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ...adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza idarece belirlenen bedelinin düşük olduğunu belirterek kamulaştırma bedelinin yeniden tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı taraflara derhâl ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ...adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Mahallesinde 2016-2017 yıllarında irtifak kamulaştırmalarının gerçekleştirildiği dönemde, organize sanayi bölgesi alanının yer aldığı ... ile birlikte ... köylerini kapsayan bölgenin, onaylı ... içine alınarak büyük bir sanayi bölgesi olarak planlandığını ve ... işleticileri ile yapılan ön sözleşmelerle temelinde ... Limanını da kapsayacak biçimde büyük bir liman/sanayi bölgesi kurulması yolunda projelendirmeler yapıldığını; ancak daha sonra yaşanan siyasi, hukuki ve mali gelişmelerin söz konusu projenin tatbiki imkânını ortadan kaldırdığını, özellikle davaya konu organize sanayi bölgesi alanının bulunduğu ... Mahallesinin, sanayi lejantından çıkartılarak tarım alanı lejantına alındığını, Zeytin Kanunu ve ilgili mevzuatta yapılan yasal düzenlemelerin kurulacak sanayi alanlarını çok büyük ölçüde kısıtladığını ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan planlama çalışmalarının iptal edildiğini, 2016-2017 yıllarındaki yatırım ve cazibe merkezi olma durumunun huzurdaki davalara konu kamulaştırmalar itibarıyla artık söz konusu olmadığını, belirlenen objektif değer artış oranının hiçbir gerekçeye dayandırılmadığını, kavunun münavebeye alınmasının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için bilirkişiler tarafından belirlenen değerin çok düşük olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, yatırım amaçlı davranan özel hukuk kişileri için adalete aykırı olarak rant sağlandığını, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda münavebeye esas alınan ürünler ve bedel yönünden denetiminden geçen komşu köydeki taşınmazlarla uyumlu olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Buna karşın; 10.11.2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanun ile 3152 sayılı Kanun'un 28/A maddesinde yapılan düzenleme ile ... İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının valiliğe bağlı olarak tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli olduğuna dair yasal hüküm getirildiğinden, davacı idare harca tabi olduğu hâlde, yazılı şekilde harçtan muaf olduğundan bahisle karar harcı alınmamasına karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile eksik alınan 120,60 TL'nin davacı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10545, K. 2025/9367, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10545-e-2025-9367-k-5cf0cef5e47f