Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10379 E. 2025/7068 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10379
Karar No
2025/7068
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2170 Esas, 2023/759 Karar DAVA TARİHİ : 16.12.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/411 Esas, 2021/207 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, .... ilçesi, ....Mahallesi .... ada 1 parsel sayılı 2683 m² miktarlı taşınmazın 1050 /2683 hissesinin müvekkillerine miras yoluyla intikal ettiğini, müvekkillerinin 1050/2683 hissesi bulunan taşınmazın 2016 m²lik kısmı üzerinde yol ve cami yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el konulduğunu, bu işlemler nedeniyle müvekkillerin haberdar edilmediği gibi herhangi bir bedel de ödenmediğini, aynı taşınmazın 550/2683 hisseye sahip hissedarı ... tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davasının Gaziosmanpaşa 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/125 Esas, 2015/8 Karar sayılı dosyası ile karara bağlandığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ifrazen 2, 3 ve 4 sayılı parsellere ayrıldığını, 3417 ada 3 parsel üzerinde ... Camii ve Kız Kuran Kursu bulunduğunu, dava konusu parsellerin imar planında dini tesis alanında kaldığını, cami alanında kalan yerde Hazinenin mülkiyetinin ve sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkil idarenin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, 3417 ada 2 parselden geçen yolun dava tarihinden yıllar önce kapatıldığını, bu parsel üzerinde asfalt kaldırım bulunmadığını, bu parseli açısından davanın reddi gerektiğini, 3417 ada 4 parsele herhangi bir el atmanın bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekcesinde özetle; dini tesis alanı yönünden husumetin davalıya yöneltilemeyeceğini, idarenin fiili el atmasının olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer taraftan; dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından evvelemirde kök parsel üzerinden davalı idare aleyhine açılan davada belirlenen metrekare birim fiyatının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2016/1178 Esas, 2017/1826 Karar sayılı kararı ile denetimden geçtiği endeks uygulaması ile güncelleme yapıldığında metrekare birim fiyatının uyumlu olduğu anlaşıldığından husumet ve metrekare birim fiyatına yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmeyerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı taraf ile 28.11.2022 tarihli sulh sözleşmesi imzaladıklarını ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 313 vd. maddelerine göre sulh sözleşmesine göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında karar tarihinden sonra 28.11.2022 günlü sulh protokolünün yapıldığı anlaşılmıştır. Sulh 6100 sayılı Kanun'un 313 üncü vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada tarafların uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Karar kesinleşinceye kadar her türlü sulh anlaşması mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir. Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve hüküm kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması, mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir. Kesin hüküm gibi sonuç doğurur; ancak 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18 inci maddesinin (h) bendi uyarınca; "vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar verme" yetkisinin Belediye Meclisinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Belediye Meclisinden alınmış bir sulh ve kabul kararı bulunup bulunmadığı, taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesinin usulüne uygun olup olmadığı araştırılıp, usulüne uygun ise 6100 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi uyarınca işlem yapılıp, sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10379, K. 2025/7068, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10379-e-2025-7068-k-a7f3dcb0be4a