Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6127 E. 2024/7579 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6127
- Karar No
- 2024/7579
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/659 E., 2023/988 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/2 E., 2022/31 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait ... ibareli markanın kullanıldığı mal veya hizmetlere ilişkin bilgiler yönünden yanıltıcı olduğunu, hem TAHMİS ibaresinin kelime anlamının doğrudan kahve kahvecilik ile ilgili olduğunu, hem de marka ibaresinde KAHVESİ kelimesinin bulunması tescilli olduğu ve kullanıldığı emtialar bakımından yanıltıcı olduğunu, bu yönden markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, müvekkilinin bu marka ile hem kafe kahvehane işlettiği hem de kahve ve ürünlerini üretip sattığını, Tahmis ibaresinin kahve ürünü ile özdeşleşmiş doğrudan kahveyi çağrıştıran bir ibare olup davalının tescilinden de görüleceği üzere tescil sınıflarının içerisinde kahve ve türevleri olmamasına rağmen markanın ... olarak tescil edildiğini, davalının ... ibaresini kullanarak davalıya ait http://www.tahmiskahve.com.tr isimli web sitesinden piyasada ... ibaresi ile tescilin çağrıştırdığı kahve ürünleri ile ilgisi olmayan salça, sucuk, pestil, muska, pekmez, nar sosu, salata sosları ve her türlü baharat çeşitleri ile benzer gıda maddeleri üretip pazarladığını, bu ürünlerin ... ibaresi ile pazarlanmasının SMK'nın 5. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, 2008-23647 tescil numaralı ... ibareli markanın ilk ... adına tescil edildiğini, daha sonra müvekkilinin 43. sınıfa ilişkin olarak hem lisans sözleşmesi ile hak sahibi olduğu hem de bu marka sahibinden muvafakatname alarak yeni SMK'da düzenlenen piyasada birlikte var olabilme hükmü gereği aynı markayı 43. sınıfta da tescil ettirdiğini, müvekkilinin emek ve zaman harcayarak masraf ederek tanıttığı Tahmis markasını 1994 yılından itibaren geçerli olmak üzere 157214 numara ile kahve ürünlerinde tescilli markanın sahibi olduğunu, davalının kötü niyetli olarak ... markasını tescil ettirdiğini, davalının tescil ettirdiği her markanın içerisinde ... ibaresinin kullanılmış olmasının taklit ve kötü niyetini gösterdiğini, davalının bu markayı tesadüfen seçip kullanmasının bu tanınmışlık düzeyi karşısında mümkün olmadığını, davalının kasıtlı olarak müvekkili tarafından tanıtılmış ve tescil edilerek koruma altına alınmış ... ibareli markayı kahve sektörü ile ilgili olmayan çeşitli gıda ürünlerinde tescil ettirdiğini ve kullandığını, davalının tescilinin yanıltıcı olduğuna ilişkin emsal kararların olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2011 11237 numaralı ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının korunacak hukuki bir yararının bulunmadığını, davacının tamamen kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürenin geçtiğini, huzurdaki davanın 04.01.2019 tarihinde ikame edildiğini, davacının müvekkilinin kötüniyetli olduğu ve bu nedenle beş yıllık süreden faydalanamayacağı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, Tahmis markasının 2011'den bu yana nizasız ve fasılasız kahve ürünleri ve bir kısım gıda ürünlerinde kullanıldığını, müvekkili şirketin kahve olmayan ürünleri üzerindeki sadece Tahmis işaretini kullandığını, davacının 2016 yılında Tahmis markasını devir aldıktan sonra 27 adet Tahmis ibareli marka başvurusu 1 adet ... tanınmış marka başvurusunu yaptığı ve bu talebinin reddedildiğini, dava konusu markada Kahvesi ibaresinin bir hükümsüzlük sebebi olmadığını, davacı tarafın müvekkili markasında Kahvesi ibaresi nedeni ile halkı yanıltıcı olduğu iddia ile markanın hükümsüzlüğünü talep eden davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının annesinin işlettiği işletmeye kahve ürünlerinin müvekkilince sağlandığını, dolayısıyla davacının kendilerinden haberdar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacıya ait markanın 157214 no ile 29.09.1994 tarihinden itibaren 29 ve 30. Sınıflarda yer alan “Kuruyemiş, kahve ve şekerleme.” için tescil ettirildiği, davalının 2011/11237 no ile tescilli ...+Şekil markası başvurusunun 14.06.2011 tarihinde yapıldığı, 29, 30 ve 43. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde 09.04.2013 tarihinde tescil edildiği, davacının 157214 no ile tescilli markasının davalının hükümsüzlüğü talep edilmiş olan 2011/11237 no ile tescilli markasının başvuru tarihi olan 14.06.2011 tarihi itibariyle tanınmış marka statüsünde olmadığı, dava konusu olayda ise TAHMİS ibaresinin davalı markasında kullanılan emtialar açısından, başvuru tarihi itibariyle, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı açısından özel bir anlamı ve öneminin olmadığı, dolayısıyla bu açıdan halkı yanıltıcı bir ibare olmadığı, davalının hükümsüzlüğü talep edilen 2011/11237 no ile tescilli markası için 14.06.2011 tarihinde başvuru yapıldığı, markanın 09.04.2013 tarihinde tescil edildiği, hükümsüzlük davasının tescil tarihi olan 09.04.2013 tarihinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin (09.04.2018) dolmasından sonra 04.01.2019 tarihinde açıldığı, taraflar arasında 2017 yılında açılmış başkaca bir davanın da bulunduğu ancak davacının davalı kullanımından en azından bu dava ile haberdar olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, hükümsüzlüğü talep edilen 2011/11237 no ile tescilli markanın 09.04.2013 tarihinde tescil edildiği, bu tarihten itibaren "sessiz kalma yolu ile hak kaybı" ilkesi gereği davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı, bu süreden sonra açılacak davalarda ancak davalının kötüniyetinin ispatı halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, ancak tüm dosya kapsamında davalının "..." markasının kullanımında kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı, aksine tescil tarihlerinden çok önce 2012 yılında davalı firmanın davacının ailesinin sahibi olduğu işletmeye ... adı altında ürün satışı gerçekleştirdiği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkini istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5, 6 ve 25 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.