Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10304 E. 2025/7752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10304
Karar No
2025/7752
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2849 Esas, 2023/1591 Karar DAVA TARİHİ : 06.01.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/13 Esas, 2022/231 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 299 59... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından asfalt dökülmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığından bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın imar planında pazar alanı olarak ayrıldığını, taşınmazın 20 metre genişliğinde ana arter niteliğinde yola cephesinin bulunduğunu, sorumluluğun ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğunu, gerekçe ile bilirkişi raporlarının da çelişkili olduğunu, kararda belirtilen emsal taşınmaz ile bilirkişi raporunda belirtilen emsal taşınmazın aynı olmadığını, emsal taşınmaza ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, yüksek bedelli ve özel amaçlı satışlar esas alınarak kamu zararı meydana getirildiğini, sundukları emsalin değerlendirilmediğini, taşınmaz etrafına göre çukurda kaldığı hâlde, raporda geniş ve kot itibarıyla şehir manzarasına sahip olduğu belirtilerek yanıltıcı bir şekilde taşınmaza yüksek değer biçildiğini, hep aynı bilirkişilerin seçildiğini, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davaya konu taşınmaz arsa niteliği ve 5.000,01 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup davacıların murisi ...’nin (.... kızı) taşınmazda 138,83 m²ye karşılık gelen 13883/500001 payla paydaş olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan mirasçılık belgesine göre mirası 3 pay kabul edilerek birer payla davacılara aidiyetine karar verildiği, ... Belediye Meclisinin 17.05.2021 tarihli ve 119 sayılı kararı ile imar planında pazar yeri olarak planlanan 299 59... parsel sayılı taşınmaza ... Pazarı kurulmasına karar verildiği, belediye fen işleri müdürlüğünce bu sebeple taşınmazın zeminine asfalt döküldüğü mahallinde yapılan keşif, gözlem ve bilirkişi raporuna ekli fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu taşınmaza asfalt dökülerek ve pazar yeri için çizgiler çekilerek fiilen el atıldığı anlaşılmakla; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ... Mahallesi 84 03... parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde ve tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin karşılaştırılması suretiyle bulunan oran üzerinden taşınmazın değerinin tespit edildiği, kıyaslama neticesinde emsalin davaya konu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle dava tarihi olan 06.01.2022 tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim değeri ve hesaplanan tazminat miktarının fahiş olmadığı, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, her ne kadar hükmün gerekçesinde bilirkişi raporunda karşılaştırmaya esas alınan emsal yanlış belirtilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime elverişli ve hüküm vermeye yeterli olması, sonuç itibarıyla verilen hükümde de bir isabetsizlik bulunmadığını gözetildiğinde, belirtilen yazım yanlışlığının İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını gerektirmediği anlaşıldığından; davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacılar tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın el atılan kısmındaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde davacılar payına isabet eden alanlar üzerinden tapu kaydının iptaline karar verilmesi yerinde değildir.

6. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının; a) (4) numaralı bendindeki “paydan, davacı ...'a intikal edecek 46, 28... payın, davacı ...'e intikal edecek 46, 28... payın, davacı ...'e intikal edecek 46, 28... payın” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine “hissenin davacıların tapu kaydı ve veraset ilâmındaki payları oranında” ibaresinin yazılması,

b) Ayrı bir bendi olarak “Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10304, K. 2025/7752, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10304-e-2025-7752-k-b0c58ba77a69