Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10198 E. 2025/5788 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10198
- Karar No
- 2025/5788
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/971 Esas, 2024/2061 Karra KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/510 Esas, 2024/113 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 41575 ada 19 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemin metrekare birim değeri ile üzerindeki yapı değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmaza yakın konumda bulunan Bozyaka Mahallesi 3471 ada 432 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma dosyasının güçlü delil niteliğinde olup yapılacak değerlendirmede esas alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, dosyaya sundukları emsal taşınmazların değerlendirmeye alınmadığını, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapı değerlerinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda Gürçeşme Mahallesi 41587 ada 3 parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alındığı, söz konusu taşınmazın emsal alınmasında bir olumsuzluk görülmediği, ayrıca aynı kamulaştırma kapsamında bu emsalin Daireye istinaf incelemesi için gelen başka dosyalarda da uygulanmış olması nedeniyle değerlendirmede birlik sağlayacağından aynı emsal ile sonuca gidilmesinin uygun bulunduğu, dosyada bulunan bilirkişi kurulu raporunun 2942 sayılı Kanun'un değer belirlemeye esas düzenlemelerine teknik olarak uygun olduğu, dosya kapsamında dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların toplandığı, bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak düzenlendiğinin görüldüğü, alınan emsalin uygun olduğu, gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla, emsal alınan taşınmazın da satış tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parselleri olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıya dava tarihi olan 2023 yılı son dönemine ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yapının sınıfına uygun birim fiyatları ve yaşı belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değerlendirme yapıldığı ve bu rapora göre oluşturulan kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmesinin yerinde olduğu, zemin üstünün davacı idareye aidiyetine, krokide yol ve fuar alanında kalan kısımlar işaretletilerek fuar alanı için davacı idare adına tesciline, yol olan kısım için davacı idare lehine terkin kararı verilmesinin doğru olduğu, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar olan dönem için faiz işletilmesinin de yerinde görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğunu, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, ..., ... Mahallesi 41575 ada 19 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.