Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10032 E. 2025/6337 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10032
Karar No
2025/6337
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3500 Esas, 2024/1239 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/223 Esas, 2022/364 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle terditli açılan, tapu kaydındaki hatanın düzeltilmesi olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu kaydının düzeltilmesi talebinin reddine, tazminata ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiş, Dairece temyiz inceleme görevi Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait olduğundan dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine karar verilmiş; Yargıtay 1. Hukuk Dairesince dosyanın Dairemize ait olduğu gerekçesi ile dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş; Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulunca yapılan inceleme sonucunda temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir. Kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 15.11.2011 tarihinde İstanbul ili, ..., ... köyü, 2064 parselde 56.810,00 m² alan üzerinde 28801/818064 hisse satın aldığını, yüzölçümü hisseye uygulandığında davacının payına düşen kısmın yaklaşık 2.000,00 m² olduğunun göründüğünü, Arnavutköy Tapu Müdürlüğünün 30.04.2020 tarihli ve hisse tashihi konulu yazısı ile davacıya satışı yapılan 5/144 hissenin hatalı tescil edilmiş olduğunu, aslında hissenin 5/144 değil 5/1440 olduğunun belirtildiğini, yapılan hatalı tescilden dolayı davacının satışla maliki olduğu 28801/818064 hissesinin düzeltilerek 6473/1636128 hisse olarak tescilinin yapılacağının bildirildiğini, bu durumda davacının hak sahipliğinin 10 kat azalarak yaklaşık 200,00 m²ye düşme ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin ciddi bir şekilde zarara uğrayacağını belirterek, taşınmazdaki 28801/818064 hissesini satın aldığı 15.11.2011 tarihli ve 15001 yevmiye ile oluşan yüzölçümüne çevrilmesine, mümkün olmazsa oluşan zarardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazinenin sorumlu olduğunu belirterek hesaplanacak zararın taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydının düzeltilmesi talebinin reddine, tazminata ilişkin terditli davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen metrekare bedelinin ve tazminat bedelinin düşük olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddinin gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının tapu hisse iptali ve tescili talebi mevcut olduğunu, husumetin Maliye Hazinesine yöneltilemeyeceğini, lehine hisse düzeltimi yapılan kişilere davanın yöneltilmesi gerektiğini, tapu sicilinin tutulması ve düzenlenmesi işlemlerinin birbirinden farklı olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden sorumlu tutulma şartlarının oluşmadığını, davacı tarafından kanunda belirtilen süreler içinde dava açılmadığını, hukuki ve teknik yönden hatalı olan bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar ederek ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar ederek ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davacının İstanbul ili, ..., ... köyü, 2064 parselde 56.810,00 m² alan üzerinde 28801/818064 hissesini 15.11.2011 tarihinde dava dışı kişilerden hiç bir kısıtlama olmaksızın edindiği, hatalı kaydın 1982 yılında selef payındaki hükmen tescil işleminde gerçekleştiği, tapu müdürlüğünce kadastro yenileme işlemi sonucu 56.638,84 m² yüzölçümlü 169 ada 70 parsel olan taşınmazda 09.07.2021 tarihinde resen hisse oranının 28801/818064 iken 6473/1636128 olarak düzeltildiği, davacının taşınmazdaki payının yüzölçümünün küçülmesi nedeniyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. 3. Davacının dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10032, K. 2025/6337, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10032-e-2025-6337-k-ae59bdcf208f