Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10027 E. 2025/9615 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10027
Karar No
2025/9615
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/171 Esas, 2024/486 Karar KARAR : Esastan ret Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulunun 11.09.2024 tarihli ve 2024/278 Esas, 2024/278 Karar sayılı kararı ile dava 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat davası olarak nitelendirilmiş ve temyiz incelemesi için Dairemiz görevlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ... ... Köyünde 1959 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında borçlanma sureti ile 51 tevzi parseli olarak Aralık 1959 tarih 172 nolu tapu ile ... oğlu ...'e verilen bu yer Kadastro tespiti anında 294 parsel numarasını aldığını, Hazine ve bir kısım şahıslar tarafından Kadastro tespitine yapılan itiraz sonucu ... Kadastro Mahkemesinin 1999/52 Esas, 2000/88 Karar sayılı kararı ile ... oğlu ...'e verilen bu tapunun iptal edilerek bir kısmının davacılar adına tapuya tesciline karar verildiğini ve kararın Yargıtaydan geçerek kesinleştiğini, tapu kayıtları incelendiği zaman bu yerin, tapudan itirazlı satışlar gördüğü, son olarak ... oğlu ... tarafından 05.09.2000 tarih, 277 cilt, 2 sayfa ve 40007 yevmiye ile müvekkiline satılarak zilliyetliğinin de devredildiğini, borçlanma sureti ile verilen bu yerin ile ilgili ödemeler kanuni süresi içerisinde ... oğlu ... tarafından Hazineye ödendiğini, müvekkilinin mağduriyetini gidermek amacıyla toprak tevzi yoluyla dağıtılan bu taşınmazın bugünkü bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek, davanın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat davası gibi değerlendirme yapıldığını, Hazineye ödenen taşınmaz bedelinin bugünkü değerinden hesap edilerek faizi ile birlikte ödenmesi talebi olduğunu, bilirkişi kurulu tarafından belirlenen bedelin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, halef olarak bu bedeli isteyebileceklerini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydında mevcut "itirazın bütün hukuki vecibeleri ile kabul etmek suretiyle." şeklinde şerh bulunduğu, davacıların iş bu şerhi bilerek ve kabul ederek satın aldıkları hususunun resmi senet metnine işlendiği ve iş bu senedin davacılar tarafından imzalandığı davacıların taşınmazda itiraz olduğunu bilerek kabul ederek taşınmazdaki hisseyi aldıklarının belli olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye ödenmesine, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10027, K. 2025/9615, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10027-e-2025-9615-k-9eece3cfc9e5