Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/9255 E. 2024/3113 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9255
Karar No
2024/3113
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/626 Esas, 2023/485 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/283 Esas, 2020/424 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Mahallesi 48 ada 1 ve 108 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen yol olarak kullanıldığını, bu nedenle taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara idarenin kamulaştırmasız el atmasının olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tespit edilen kamulaştırmasız el atma tazminatı bedelinin çok yüksek olduğunu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında bedel belirlenirken kıyasen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) değer biçmeye yönelik yöntemlerinin esas alındığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte 2021 tarihi itibari ile Toroslar ilçesine bağlı söz konusu köy ve civar köylerde açılan bedel tespit ve tescil davalarında taşınmazların metrekare birim değeri 300-400 TL arası değişirken söz konusu taşınmazın metrekare birim bedelinin 580,00 TL olmasının fahiş olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından seçilen emsalin 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine uygun bir emsal olmadığını, Yargıtay kararları çerçevesinde bilirkişi heyeti tarafından Mersin ili, Akdeniz ilçesi, ... Mahallesi 5822 ada 2 parsel sayılı taşınmazın emsal alınmasının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazla aynı ilçeden bir emsal seçilmesi gerekirken Akdeniz ilçesinden emsal seçilmiş olmasının hatalı olduğunu, ayrıca hisse bazlı yapılan bir satış olmasından dolayı emsal alınmasının uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 1,05 kat değerli olduğunun kabul edilemez olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf yolu ile talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelde isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazlara yakın bölgede bulunan Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Mahallesi 1930 parsel sayılı taşınmazın 2014 yılı itibarıyla kamulaştırılmasız el atma davasında metrekare bedelinin 470,63.TL/m² üzerinden hesaplandığı ve Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/540 Esas ve 2018/664 Karar sayılı dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi istinaf incelemesinden geçtiği, anılan kararın her iki tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarihli 2020/4742 Esas ve 2021/1303 Karar sayılı ilamı ile onandığının anlaşıldığı, bu halde dava konusu taşınmazların dava tarihi olan 2018 yılı itibari ile kamulaştırılmasız el atma metrekare bedelinin 580,00 TL/m² olarak hesap edilmesinin de istinafa gelenin sıfatı nazara alındığında doğru ve uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu mâliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Mersin ili, Toroslar ilçesi,... Mahallesi 48 ada 1 ve 108 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/9255, K. 2024/3113, T. 13.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-9255-e-2024-3113-k-b55f409dc208