Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/8781 E. 2024/1862 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8781
Karar No
2024/1862
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1774 Esas, 2023/1251 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/118 Esas, 2021/278 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Şanlıurfa ili, Bozova ilçesi, ... Mahallesi 528 ve 529 parsel sayılı taşınmazların tamamının usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırmanın kesinleştiğini; ancak davalı tarafından tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazların tamamının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma evrakının davalının aynı konutta oturan kardeşine tebliğ edildiğini, tebliğ yapıldığı tarihte davalı ile kardeşinin aynı konutta oturup oturmadığının tespitinin mümkün olmadığını, yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu, kamulaştırma bedelinin depo edildiğini, davalının bedeli çekip çekmemesinin idarenin sorumluluğunda olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin taşınmaz malikine ödendiği hususunun banka dekontu vasıtasıyla ispat edilemediği gibi kamulaştırma işlemine ilişkin yapılan tebligatın da usulüne uygun olmaması karşısında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine göre idare adına tescil kararı verilmesi için kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak mal sahibine tebliğ edilmesi ve kamulaştırma bedelinin mal sahibi adına koşulsuz bloke edilmesi gerekir. 3. Yapılan incelemede, davalı adına çıkartılan noter tebliğinin aynı çatı altında oturan kardeşi Mahmut Çetiner’e tebliğ edildiği, yargılama sırasında yapılan araştırma neticesinde ise tebligatın yapıldığı tarihte davalının kardeşi ile birlikte oturmadığının tespit edildiği, bu itibarla usulüne uygun bir kamulaştırma işleminin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/8781, K. 2024/1862, T. 19.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-8781-e-2024-1862-k-5bc6419e46d8