Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/8199 E. 2024/881 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8199
Karar No
2024/881
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/264 Esas, 2023/737 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/264 Esas, 2022/453 Karar Taraflar arasındaki tapuda sahte nüfus cüzdanı ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 13381 ada 35 parselde kayıtlı taşınmazı sahte nüfus cüzdanı ile Mürsel Aras olarak görünen şahıstan 20.06.2014 tarihinde satın aldığını, tapuda devir işlemi tamamlanarak satış bedelinin ödendiğini, satış işlemi yapıldıktan sonra dava dışı Mürsel Aras’ın sahte kimlik ile işlem yapıldığı iddiası üzerine Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/493 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin tapu siciline güvenerek iktisap ettiği taşınmazın tapu kaydının iptali nedeniyle uğradığı zararın davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; iğfal kabiliyeti olan sahte kimlikle satış yapıldığını, üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle illiyet bağının kesildiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki koşulların bulunmadığını, tespit edilen değerin çok yüksek olduğunu, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz satışının sahte vekâletname ile gerçekleştirildiği, davacının tapu kaydına güvenerek davaya konu taşınmazı satın aldığı, davacı aleyhine açılan tapu iptal tescil davasında mahkemece tescilin yolsuz olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptaline karar verildiği, ilgili kararın 08.09.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla somut olayda davalı ... yönünden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi koşullarının oluştuğunun kabulüne dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.” 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 -383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir. 5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi 13381 ada 35 parsel sayılı 377,00m² yüzölçümündeki taşınmazın tarla ve bahçe niteliği ile Mürsel Aras adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının 76.000,00TL bedelle Mürsel Aras’tan satın aldığına ilişkin 20.06.2014 tarihli ve 30027 yevmiye nolu resmi senedin düzenlendiği, aynı gün davacı adına tapuda tescil işleminin yapıldığı; ancak 18.07.2014 tarihinde taşınmazın beyanlar hanesine “taşınmazda sahte evrakla işlem yapıldığı tespit edildiğinden suç duyurusunda bulunulduğu, mahkeme süreci sonuçlanıncaya kadar işlem yapılamaz” şerhinin konulduğu, Yenimahalle Tapu Müdürlüğünün 16.07.2014 tarihinde ... Mahallesi 13381 ada 35 parselin 20.06.2014 tarihinde satışı sırasında kullanılan nüfus cüzdanının sahte olduğunun tespit edildiği belirtilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, tapu memurları hakkında Ankara 9.Ağır Ceza mahkemesinde 2015/210 Esas sayılı davanın açıldığı, sahte nüfus cüzdanı ile satış yapıldığı sabit olduğundan görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği , dava dışı Mürsel Aras’ın 09.09.2014 tarihinde yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil davasını açtığı, Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/493 Esas, 2017/246 Karar sayılı ilamı ile tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verildiğini ve kararın 08.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve tapu kaydının iptali nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemi ile eldeki davanın 19.09.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 3. Dosyada bulunan kararın dayandığı gerekçelere göre dava dışı Mürsel Aras adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanına dayanarak davaya konu satış işleminin gerçekleştiğinin sabit olduğu, davacının tapu kaydına güvenerek davaya konu taşınmazı satın aldığı, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davaya konu zarardan davalı Hazinenin sorumlu tutularak davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın alınan bilirkişi raporu uyarınca gerçek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi mahkemeci verilen ilk kararda taşınmazın bedelinin 248.820.00 TL olarak tespit edildiği ve bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmediği gözetildiğinde, davacının talep edebileceği toplam bedelin 248.820.00 TL bedeli aşamayacağı gözetilmeden, taşınmaza 269.178,00TL olarak değer belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmiş ise de taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/8199, K. 2024/881, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-8199-e-2024-881-k-24c2e249cb81