Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/7656 E. 2024/196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7656
- Karar No
- 2024/196
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/587 Esas, 2023/838 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/57 Esas, 2023/34 Karar (Birleştirilen dosya 2019/498 Esas) Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın husumetten reddine, birleştirilen davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Başkanlığı yönünden husumetten reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan asıl ve birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, Başakşehir ilçesi, ... Mahallesi 132 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde yol, kaldırım ve yeşil alan olarak el atıldığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın UKOME kararına göre ana arter listesinde bulunmadığını, dava konusu parselin bulunduğu alanın müvekkili belediyenin yetki ve sorumluluğunda olmadığını, ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğunu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının ilçe belediyesi tarafından yapıldığını ileri sürerek davanın husumetten reddini talep etmiştir. 2. Asıl davalı davada ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, söz konusu yerin müvekkili kurumun kamulaştırma sahası dışında kalmakta olduğunu, haksız bir el atma fiilinin mahkemece tespiti halinde davacının taşınmaz üzerindeki hissesi nispetinde tazminata hak kazanacağını ve bilirkişi raporunun hisse bazında tazminatı tespit etmesinin doğru olacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazda müvekkili idarece herhangi bir yol çalışmasının yapılmadığı gibi taşınmaza başkaca bir müdahalelerinin de olmadığını, fiilen el atmanın söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın husumetten reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu taşınmaza karşılık 2027 ada 5 parselde hisse tahsisi sağlandığından davanın konusu kalmamakla davanın reddine ve taraflar lehine ya da aleyhine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; konusuz kalan davada davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareler olduğundan müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın yargılama sırasında imar uygulamasına tabi tutularak yeni imar ada ve parselleri oluştuğu ve davacılara yeni taşınmaz verildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak davanın konusunun para ile değerlendirilebilen işlerden olduğu dikkate alınarak gerek ilk derece mahkemesinin karar tarihi, gerekse halihazırda yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesi uyarınca anlaşmazlığın davanın konusuz kalması nedeni ile sona ermesi halinde, mahkemece davacının harcını ödeyerek göstermiş olduğu dava değeri üzerinden davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermesi nedeni ile davacılar vekili için nispi vekâlet ücreti takdiri gerektiğinden asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile vekâlet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermesi nedeni ile yargılama giderinin ve nispi vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf kaldırma kararı öncesi verilen ilk kararda müvekkili idare hakkında husumetten ret kararı verilmiş olup davanın açılmasına dava konusu taşınmaza el atan idarelerin sebebiyet verdiğini, Mahkemece sorumlu idare tespit edilmeden tüm davalı idareler tarafından el atıldığının kabulü ile müvekkili idareye yargılama gideri ve vekâlet ücreti yüklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Asıl davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;imar uygulaması ... tarafından yapılmakla davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri halde müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, el atma tarihi belirlenmeden nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Birleştirilen davada davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdaki imar uygulaması ... tarafından yapılmış olup davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri halde müvekkili idareye yargılama gideri ve vekâlet ücreti yüklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idare diğer davalılar ile birlikte vekâlet ücretinden sorumlu tutulmuş ise de dava konusu taşınmazda inşa edilen yolun ... tarafından yapılmadığını, müvekkili idarenin sadece imar planı ve uygulaması yapmakla görevli olup fiili el atma niteliğindeki yol inşaatını yapmadıkları gibi yol yapımının idarelerinin görevinde de olmadığını, sorumlu idarenin net olarak belirlenmediğini, idareleri hakkında husumetten ret kararı verilerek idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz. ” 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre birleştirilen davada davalı ... vekilinin tüm, asıl davada davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... ile birleştirilen davada davalı ... Belediyesi vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de; davalı ... aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Birleştirilen davalı ... vekilinin tüm, asıl davada davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... ile birleştirilen davada davalı ... Başkanlığı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 Asıl davada davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... ile birleştirilen davada davalı ... Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (B) bendinin (3) numaralı alt bendindeki “davalıların” kelimesi hükümden çıkartılarak yerine “birleştirilen davalı ...’nin” ibaresinin yazılması ve aynı bentte yer alan “davalılardan” kelimesi hükümden çıkartılarak yerine “birleştirilen davalı ...’den” ibaresinin yazılması, b) (B) bendinin hatalı numaralandırılan (6) numaralı alt bendindeki “davalılardan” kelimesinin hükümden çıkartılarak yerine “birleştirilen davalı ...’den” ibaresinin yazılması, c) Ayrı bir bendi olarak “Asıl davadan davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... ile birleştirilen davada davalı ... Belediyesi yönünden davanın husumetten reddine ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca her bir davalı için ayrı ayrı 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.