Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/5099 E. 2023/11404 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5099
Karar No
2023/11404
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2605 Esas, 2023/792 Karar KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, ... Mahallesi, 13480 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalı ... Belediyesince yol yapılarak fiilen el atıldığını, bu bölüm için Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/75 Esas sayılı dosyasında dava açtığını ve bedelini aldığını, imar planında park ve otopark alanında kalan kısım için ise Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2016/1659 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, İdare Mahkemesince taşınmazın bir kısmına fiilen el atılmış olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verildiği, hukuken el atılan kısmının 13480 ada 3 parsel olarak tapuya tescil edildiğinden, işbu taşınmazdaki davacı payı karşılığı tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; beş yıllık sürenin henüz geçmediğini ve 13480 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ifraz görüp bu isimde parsel kalmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.102020 tarihli ve 2017/429 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2020/1601 Esas, 2021/2399 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davacı payının düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu 13480 ada 3 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğu ve taşınmazın ... Mahallesi 25746 ada 1 parsel sayılı taşınmaza şuyulandırıldığı, imar uygulamasının kesinleştiği ve yeni tapu kayıtlarının oluştuğu beyan edildiğinden, dava konusu taşınmaza imar uygulaması yapılıp yapılmadığı tespit edilerek, imar uygulaması kesinleşmiş ve yeni tapular oluşmuş ise oluşan yeni tapu kayıtlarının, şuyulandırma cetvelleri ile eklerinin ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilerek, tapuya tescilleri sağlanan yeni parsellerin imarda kamuya özgülenip özgülenmediği, imar planındaki durumları ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorulduktan, dava konusu taşınmaz ile oluşmuş ise imar uygulaması sonucu dönüştüğü parsellerin imar paftası üzerinde konumları işaretlettirilip, kroki üzerinde çakıştırılması ve yeni oluşan parsele idarece fiilen el atılıp atılmadığı tespit edilerek fen bilirkişisinden bu hususta ek rapor alınıp, yeni oluşan parsellere fiilen el atılmamış ve imar planında kamuya özgülenmemişse davanın konusuz kaldığı gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın imar uygulamasına girdiği, yeni oluşan parsele fiili el atmanın bulunmadığı ve taşınmazın halihazırda imar planında Ticaret ve Turizm alanında kaldığı gözetilerek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmiş gibi aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu kamulaştırmasız el atılan taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazın imar uygulamasına girmesi sonucu yeni oluşan taşınmaza fiilen el atmanın bulunmaması ve taşınmazın imar planında halihazırda Turizm ve Ticaret alanı olarak planlı bulunmasına göre karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması doğru olduğu gibi, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek davacı yararına vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/5099, K. 2023/11404, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-5099-e-2023-11404-k-976c7654df83