Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4985 E. 2023/11034 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4985
- Karar No
- 2023/11034
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/284 Esas, 2023/592 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/121 Esas, 2021/343 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, ... Osmaniye Mahallesi 2133 ada 30 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Kuzey Marmara Otoyolu projesi güzergahı kapsamında kaldığını, taşınmaza ilişkin acele kamulaştırma kararı verildiğini, acele kamulaştırma kararının nihai bir karar olmadığını, hukukî niteliği itibarıyla delil tespiti mahiyetinde olduğunu, kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin yapılacağını, kabul anlamına gelmemek üzere taşınmazın el koyma tarihindeki niteliğinin tarla olarak dikkate alınarak bedelinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 ve 12 nci maddelerine göre tespiti ile tespit edilen bedele tapudaki takyidatların yansıtılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğu halde arsa kabul edilmesinin doğru olmadığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın birbirine mesafesinin değerlendirilmediğini, ıslah yoluyla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza 2019 yılında acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmakla, el atma tarihinin 1983 yılından sonra olduğu yönünde yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli nazım imar planında kaldığı, kadastral parsel niteliğinde olduğu, acele kamulaştırma dosyasında yer alan Adapazarı Belediye Başkanlığının 27.11.2019 tarihli yazısında ise; belediye hizmetlerinden yararlandığı, etrafının meskun olduğu bildirilmiş, bilirkişilerce yapılan değerlendirmede ise, taşınmazın etrafının meskun olduğu ve belediye hizmetlerinden yararlandığı belirtilmekle arsa vasfında kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın bulunduğu sokak itibarıyla emlak vergisine esas rayiç bedelinin 21,89 TL olduğu, somut emsal kabul edilen Karaman Mahallesi 3640 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uygulama görmüş imar parseli olduğu, %17,72 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, emlak vergisine esas rayiç bedelinin 65,68 TL olduğu, her ne kadar bilirkişilerce düzenleme ortaklık payı kesinti oranı %18,82 olarak alınmışsa da, istinaf yoluna yalnızca davalı idarenin başvurduğu dikkate alındığında bu durum idare lehine olduğundan aleyhe değerlendirilmediği, bu nedenlerle bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın kadastral parsel, somut emsal kabul edilen taşınmazın ise uygulama görmüş imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazla ilgili acele el koyma dosyasında belirlenen bedelin toplam tazminat bedelinden mahsup edilerek hüküm kurulmasının yerinde olduğu, vergi rayiçleriyle uyumlu şekilde yapılan mukayese sonucunda 2021 yılı itibarıyla belirlenen 247,82 TL/m² birim fiyatının taşınmazın özelliklerine uygun olduğu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminden Dairece yapılan incelemede taşınmazların konumu ve özellikleri, somut emsale nazaran mesafesi ve özellikleri karşılaştırıldığında istinafa konu itirazların yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, ... Osmaniye Mahallesi 2133 ada 30 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.