Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4444 E. 2023/11493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4444
- Karar No
- 2023/11493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/615 Esas, 2022/1638 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/278 Esas, 2020/205 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının bir kısmının mahkeme kararı ile iptal edilmesi ve yüz ölçümünün düzeltilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Yalova ili, Altınova ilçesi, ... köyü, 104 ada 120 parsel sayılı taşınmazın tapusunun bir kısmının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının 08.04.2016 tarihinde kesinleştiğini, daha sonra teknik hataların düzeltilmesi işlemi gerekçe gösterilerek yüzölçümünün azaltıldığını bu nedenlerle uğramış olduğu zararın taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda el birliği ile mülkiyet söz konusu olduğunu, davanın idari olarak gerekli yasal başvurular yapılmadan açıldığını, dava değerinin gerçek değere yaklaşık olması gerektiğini, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, olmayan bir hakkın kaybından dolayı zarara uğranılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın tarım arazisi olarak nitelendirilemeyeceğini bu nedenlerle cevap haklı saklı kalmak kaydıyla haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesi ile davacı tarafın yargılama giderleri ile vekâlet ücretine mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iyi niyetli olmadığını, tapu iptal işleminin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayandığını, husumet yokluğu sebebiyle ret kararı verilmesi gerektiğini, taşınmazın orman vasfı sebebiyle arazi olarak değerlendirilemeyeceğini, ağaçlık alan ve açıklık alan ayrımı yapılmadan düşük kapitalizasyon faiz oranı uygulandığını, objektif değer artış oranının yüksek olduğunu, faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, davaya kusuruyla sebebiyet vermeyen davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek, net gelir metoduyla değerinin tespit edilmesinin doğru olduğunu, uygulanan objektif değer artışının taşınmazın konum ve özelliklerine göre uygun olduğunu, zamanaşımının dolmadığını, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu, husumetin doğru yöneltildiğini bu nedenlerle davalı Hazine vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlar yerinde görülmediğini, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iyi niyetli olmadığını, tapu iptal işleminin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayandığını, husumet yokluğu sebebiyle ret kararı verilmesi gerektiğini, taşınmazın orman vasfı sebebiyle arazi olarak değerlendirilemeyeceğini, ağaçlık alan ve açıklık alan ayrımı yapılmadan düşük kapitalizasyon faiz oranı uygulandığını, objektif değer artış oranının yüksek olduğunu, davaya kusuruyla sebebiyet vermeyen davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu 20 parselin tapu kaydının davacı murisi adına kayıtlıyken mahkeme kararı ile iptal edildiği, 20 parselin tapu kaydının bir kısmının iptal edilmesi ile taşınmazın 28 parsel numarasını aldığı ve 07.10.2016 tarihinde miras taksim sözleşmesi ile davacı adına kaydedildiğinin anlaşıldığı; ancak dosya kapsamından davacı murisine ait mirasçılık belgesi ve iptal edilen alanın kime ait olduğunu gösterir dayanak evrak bulunmadığı tespit edildiğinden, dava konusu taşınmazın tüm dayanak evrakları getirtilip gerektirse diğer mirasçılar da dinlenildikten sonra karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyayı İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.