Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4391 E. 2024/456 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4391
Karar No
2024/456
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/498 Esas, 2022/214 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idareler vekili dava dilekçesinde özetle; Burdur ili, Bucak ilçesi, ... Mahallesi 150 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 579,12 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un 7 ve 8 inci maddelerinde belirtilen usul ve esas işlemlerinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, bu hususun işin esasına girilmeden araştırılmasının gerektiğini, ilgili kanun hükümlerine aykırı bir durumun varlığı halinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Kıymet Takdir Komisyonu tarafından tespit edilen bedelin kabul edilemeyeceğini, taşınmazın mevkiisi itibarıyla yol kenarında önü açık her türlü inşaata müsait, düz bir zemine sahip olduğunu, ayrıca taşınmazın benzin istasyonu olarak kullanıldığını ve getirisinin yüksek olduğunu, taşınmazın belediyenin tüm hizmetlerinden yararlandığını, imara açık bir bölgede olduğunu ve gelecek vaadeden en gözde yerlerden olduğunu, Kıymet Takdir Komisyonunun belirlediği bedelin 4 katı fiyatına alıcı bulduğunu, ayrıca komisyonca düzenlenen raporun taraflarına tebliğ edilmemesinden dolayı rapora ilişkin cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, hukuki yararının bulunmaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak müvekkiline ait taşınmazın m² fiyatının kanunda belirtilen esaslara uygun olarak emsal arşılaştırma yöntemi içerisinde belirlenmesine, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.04.2013 tarihli ve 2010/104 Esas, 2013/172 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer tespiti gerekir. Dosyadaki belgelerden, bilirkişi kurulunca somut emsal olarak incelenen Yeni Mahalle 172 ada 27 parsel sayılı taşınmazın Bucak Sulh Hukuk Mahkemesince satışına karar verilmiş olup satış memurluğunca 28.06.2002 tarihli ihalede m²si 45 TL'den muhammen bedel belirlenerek ihaleye çıkarıldığı belirtilerek bu bedel emsal olarak incelenmiş ise de bu bedelin serbest satış olmadığı anlaşıldığından, bu nitelikteki taşınmazın muhammen bedeli kanunun öngördüğü “emsal satış” fiyatı anlamında kabul edilemez. Buna göre mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdiri esaslarını gösteren 11 inci maddesinin arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak (ı) bendi gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.11.2018 tarihli ve 2014/98 Esas, 2018/649 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca Mahkemece 15.08.2018 ve 24.10.2018 tarihli celselerde bloke edilmesi gereken fark bedeli açıkça belirtilmediğinden, verilen sürelerin kanunun öngördüğü süreler olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda Mahkemece fark bedelin açıkça gösterilerek blokesi için davacıya süre verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, kabule göre de davanın reddine karar verildiğinden, kamulaştırma bedelinin iadesine ve yolsuz tescil sonucu idare adına oluşan tapu kaydının iptaline karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmadan önceki bilirkişi raporunun kesinleştiğini, bilirkişi raporu yönünden bozma yapılmadığını, buna rağmen bozma kararı sonrasında yeniden bilirkişi değerlendirmesi yoluna gidilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı vekilinin keşif talebinin değere yönelik olmadığını, taşınmazın ifrazına yönelik olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Burdur ili, Bucak ilçesi, ... Mahallesi 150 ada 44 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 150 ada 505 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabesizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dahili davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Mahkemece verilen ilk hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığı halde, bozma sonrası verilen kararda taşınmazların tapu kaydının iptaline ilişkin hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Dahili davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (1) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına yerine "Burdur ili, Bucak ilçesi, ... Mahallesi, Cıkcık kuyusu mevkii 150 ada 44 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 05.02.2013 tarihli krokide sarı renkle "A" harfi ile gösterilen 579,12 m²lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tescili ile yol olarak terkinine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dahili davalı ...'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/4391, K. 2024/456, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-4391-e-2024-456-k-7316f23bcd95