Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4377 E. 2023/11022 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4377
- Karar No
- 2023/11022
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/541 Esas, 2023/464 Karar HÜKÜM/KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/346 Esas, 2022/616 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 896 ada 6 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atılıp atılmadığının yapılacak keşifte anlaşılacağını, el koyma tarihinde taşınmazın imar durumu ve imar parseli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, arta kalan kısım için değer artışı hesaplanması gerektiğini, dava konusu parsel ile kıyasi emsallerin emlak vergi beyanları ile emlak vergisine esas asgari beyan değerlerinin ilgili belediyeden istenmesi gerektiğini, şayet taşınmaz tarla ise İlçe Tarım Müdürlüğünden münavebe usulü ve girdi bedelleri, resmi ürün fiyatları ve verim miktarlarının sorulması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğu hâlde arsa kabul edilmesinin doğru olmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün 25.06.2020 tarihli yazısında dava konusu taşınmaza 1957 yılında fiilen el atıldığının bildirildiği, el atma tarihinin 1983 yılından önce olduğu yönünde yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davacı tarafın uzlaşma başvurusuna ilişkin 06.09.2018 tarihli dilekçesinin de dosya arasında yer aldığı, dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin ... Belediye Başkanlığının yazısında taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yolda ve refüj alanında kaldığının belirtildiği, ayrıca Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminden yapılan incelemede taşınmazın konumu dikkate alınarak arsa vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu, somut emsal kabul edilen Kadıköy Mahallesi 786 ada 95 parsel sayılı taşınmazın ise yine kadastral parsel olup, her iki taşınmazın da kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığından denkleştirme yapılmamasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz ile somut emsalin emlak vergisine esas rayiç değerlerine ilişkin oranlama ile uyumlu şekilde mukayese yapıldığı, belirlenen metrekare fiyatının taşınmazın özellikleri dikkate alındığında yerinde olduğu, neticeten bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bu suretle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığı, nitekim aynı parsele ilişkin Dairenin 2021/632 Esas sayılı dosyasında metrekare birim fiyatının 4.400,00 TL/m², keza 2021/208 Esas sayılı dosyada 12.07.2018 tarihi itibarıyla 4.500,00 TL/m² kabul edildiği, yine aynı parsele ilişkin başka paydaşlarca açılan dosyada metrekare birim fiyatının 2017 yılı için 4.180,00 TL/m² kabul edilerek Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onandığı, ancak davacı taraf dava konusu taşınmazda paylı malik olup davacılar dışında muris Hediye Marmara'nın başkaca mirasçıları da bulunmakta olduğundan hüküm fıkrasında davacıların muris Hediye Marmara'ya ait veraset ilamındaki payları oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, dava dışı mirasçıların da payını kapsar şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 896 ada 6 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.