Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4330 E. 2023/11953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4330
- Karar No
- 2023/11953
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/346 Esas, 2020/377 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ... köyü 103 ada 122 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazın arsa vasfında olduğunu, kıymet takdirinin bu husus göz önüne alınarak yapılması gerektiğini, taşınmazın belediye sınırları içerisinde kaldığını, Kemalpaşa Belediye binasına 3-4 km mesafede olduğunu, taşınmazın Yeşillik Mahallesi sınırları içerisinde olup meskun mahalde bulunduğunu, davacı idare tarafından taşınmazın konum özellikleri ve nitelikleri dikkate alınmayarak kıymet takdiri raporu hazırlandığını, müvekkiline ait taşınmaz ile aynı vasıf ve konumdaki taşınmazlara biçilen fiyatlar arasında büyük çelişkilerin bulunduğunu, taşınmazın Kemalpaşa ilçe merkezine olan uzaklığının 3-4 km, İzmir gibi metropol bir kente uzaklığının ise 30 km olduğunu ve yarım saatlik bir ulaşım süresinin bulunduğunu, taşınmazın değer tespiti yapılırken 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesi uyarınca tam ve eksiksiz olarak tespit yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle belirtmiş olduğu hususlar kapsamına göre taşınmazın kıymet takdirinin yapılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten taleple beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.08.2014 tarihli ve 2014/80 Esas, 2014/485 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 27.09.2018 tarihli ve 2017/3524 Esas, 2018/15716 Karar sayılı karar ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3 .Dairemizin 27.09.2018 tarihli ve 2017/3524 Esas, 2018/15716 Karar sayılı kararına karşı davacı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizin 22.05.2019 tarihli ve 2018/12994 Esas, 2019/10426 Karar sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile kısmen kapama kiraz bahçesi kısmen kapama karışık meyve bahçesi ve kısmen de arazi niteliğindeki taşınmazın zeminine gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin; aynı Kanun'un 15/son maddesi uyarınca dava tarihi itibarıyla yapılması gerektiği, bu nedenle, dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2014 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2013 yılı resmî verilerine göre tespit edilen metrekare birim fiyatına endeks uygulanmak suretiyle değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının %4 uygulanması gerekirken, bu oranın %5 kabulü ile az bedel tespiti, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun %150 oranında olacağı gözetilmeden, daha düşük objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre az bedele hükmedilmesi, 28.04.2018 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince ... harçtan muaf hâle geldiğinden, ... aleyhine harca hükmedilmesinin doğru olmadığı, 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; meyve bahçesi yönünden hesaplama yönteminin hatalı alındığını, kapitalizasyon fazi oranının % 4 alınmasının kabul edilemez olduğunu, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken bu faktörlerin kapitalizasyon faiz oranına etkileri araştırılmadan objektif unsur olarak kullanılmasının mükerrer değer artışına neden olduğunu, % 200 olarak kullanılan objektif değer artışının nedeni net olarak açıklanmadan hesaplanan kamulaştırma bedelinin haksız zenginleşmeye neden olacağını ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedellerinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; ileri sürülen temyiz sebepleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.