Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/12366 E. 2024/6278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12366
Karar No
2024/6278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/860 Esas, 2023/926 Karar DAVA TARİHİ: 26.01.2012 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/432 Esas, 2020/52 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 30 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargı yolu bakımından görevsizliğe karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ...ilçesi,...köyü 3, 4, 29 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin açtığı davanın hukuka aykırı olduğunu, kurumun iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, bu nedenle kuruma ait taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi hükümleri çerçevesinde kamulaştırmaya konu olabileceğini, bu maddede sayılan uzlaşma yoluna başvurulması, uzlaşma sağlanamazsa Danıştay'da uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini beyan ederek açılan davanın görev yönünden reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idareye yazılı başvuru, buna cevap verilmemesi halinde Danıştay'a başvuru koşulları yerine getirilmeden adli yargıda açılan dava için görevsizlik kararı verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçelerinde özetle; 2942 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde kamu tüzel kişilerinin taşınmazlarının kamulaştırılmasında özel usul öngörülse de bedel tespiti ve tescil hususunda mahkemeye başvurulabileceğinin öngörüldüğünü, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idare vekili kamu yararı kararı alındığını, acele el koyma yapılarak bedelin de banka hesabına bloke edildiğini, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını ileri sürmekte ise de taraflar arasında söz konusu devir işlemi ile ilgili olarak anlaşma sağlandığına dair muvafakat veya Danıştay ilgili Dairesince davacı idare adına taşınmaz veya hakkın devrine dair bir karar bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mal sahibinin devire muvafakat vermediği veya altmış gün içinde cevap vermediği durumlarda, anlaşmazlığın alıcı idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idari dairesince incelenerek iki ay içinde kesin olarak karara bağlanması ve sonrasında 10 uncu madde uyarınca dava açılması gerektiğinden, söz konusu prosedüre uyulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/12366, K. 2024/6278, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-12366-e-2024-6278-k-fcef2ffa42a5