Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/11296 E. 2024/3415 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11296
- Karar No
- 2024/3415
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2136 Esas, 2023/2742 Karar DAVA TARİHİ : 27.04.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/177 Esas, 2023/43 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 30 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ... ili, Söke ilçesi, ... Mahallesi 195 ada 1, 476 ada 4 ve 5, 477 ada 3 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın öncelikle dava konusu taşınmazları 2942 sayılı Kanun'a göre rızaen satın alma talebinde bulunduğunu, müvekkil idarece bu talebin yerinde olduğu değerlendirildiğini, ancak bedelde anlaşma sağlanamadığını, bu durumda davacı taraf adına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası açılarak sürecin devam ettirilmesinin gerektiğini, ancak bu yolun izlenmediğini, taşınmazların gerçek değerlerinden daha düşük bedel ödemek suretiyle malik olmak amacıyla davacı tarafça işbu davanın açılmasının yerinde olmadığını, bu nedenle davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesince özetle; davanın konusunun taşınmazların organize sanayi bölgesi genişleme alanı içerisinde kaldığından davalı parsellerinin mülkiyetinin devir bedeline ilişkin olduğunu, dava konusu parsellerin mevzuatta belirtilen harca esas değerlerinin müvekkil kurum tarafından bilinmediğinden huzurdaki davanın açılarak emlak beyan değerlerinin tespiti ile emlak beyan değerleri üzerinden taşınmazların tapularının iptali ve müvekkil kurum adına tescilinin talep edildiğini, ancak Mahkemece ilk duruşmada davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş olmasının haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazların kamu kurumu olan Belediye adına kayıtlı olduğundan kamulaştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkili Söke Organize Sanayi Bölgesinin kamu tüzel kişisi olmadığından 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, taşınmazların müvekkili Kurum adına tesciline karar verilmesi gerekirken davanın kamulaştırma davası olarak görülüp usulden reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazları 2942 sayılı Kanun’a göre rızaen satın alma talebinde bulunulduğu, davalı kurum tarafından dava konusu taşınmazların satılmasının uygun bulunduğu, ancak bedel konusunda anlaşamadıkları, bu durumda 2942 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesine göre izlenmesi gereken usulün yerine getirilmesi gerektiği, 2942 sayılı Kanun’un "Bir idareye ait taşımaz malın diğer idareye devri" başlıklı 30 uncu maddesinin, iki kamu tüzel kişisi arasındaki taşınmaz malların kamulaştırma olmaksızın devrine ilişkin usul ve esasları düzenlediği, davacı ... Sanayi Bölgesi kamu tüzel kişisi olmayıp özel hukuk tüzel kişisi olduğundan kamu kurumu olan davalı Belediyeye ait taşınmazlar için davacının dava açma yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu ve 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacı ... Organize Sanayi Bölgesinin kamulaştırma yapma yetkisi bulunmayıp bu hususta dava açma yetkiside bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.