Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/4001 E. 2026/5509 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4001
Karar No
2026/5509
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/329 Esas, 2016/269 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra 11.11.2023 tarihinde vefat ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 3 22... sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereği ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Suç tarihinde ... Konut Yapı Kooperatifinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıkların, kooperatife ait Sakarya ili Serdivan ilçesinde bulunan gayrimenkulün genel kurul kararı gereğince satılmasından elde edilen 250.000 TL' yi kooperatif üyelerine dağıtmaları gerektiği halde dağıtmayarak uhdelerinde tuttukları kabul edilerek mahkumiyetlerine hükmedilmiş ise de sanıklardan ...'nın aşamalarda alınan savunmalarında kooperatife dışarıdan üye yapıldığını, noter aracılığıyla kooperatife gönderdiği 27.09.2010 tarihli istifaname ile yönetim kurulundan istifa ettiğini, iddia konusu gayrimenkulün satış süreciyle alakalı bilgi sahibi olmadığını, bu süreci sanık ...'nun yürüttüğünü, tapuda gerçekleşen işlemler sırasında adı geçen sanığın çağırması üzerine sadece imza atarak satışın gerçekleşmesini sağladığını, satış karşılığında sanık ...'nun bir daire ve miktarını bilmediği bir para aldığını duyduğunu, bu hususlara ilişkin ..., .... ve ...'ın bilgi sahibi olduklarını, ...'nun ise aşamalarda alınan savunmalarında kooperatife ait 27 hissenin 17 adedinin gerçekte ... ve ...'a ait olup, bu kişiler adına gerçek üye olmayan şahıslar adına kayıt yapıldığını, diğer sanıklar ve kendisi ile birlikte 16 üyenin gerçek üye olmadığını, arsanın satışından elde edilen geliri bu iki şahsa verdiğini, ödeme yapılması gereken üyelere haklarını ödemekle bu şahısların mükellef olduğunu beyan etmeleri, sanık ...'nun 23.10.2015 havale tarihli dilekçe ile iddia konusu gayrimenkulün satışından elde edilen gelirden 88.887,81 TL'nin kooperatifle alakalı işlerde kullanıldığına, geriye kalan 12.112,19 TL ve 3 adet çekin sanık ...'na teslim edilmesine ilişkin 26.02.2010 tarihli yönetim kurulu kararını sunması keza arsayı satın alan firmanın yetkilisi olan ...'nın kollukta alınan beyanında, sanıklar ile yapmış oldukları sözleşme gereğince toplam tutarı 250.000 TL olan 11 adet çeki 25.02.2010-28.02.2011 tarihleri arasında sanıklara verdiğini ancak bu çeklerin kim tarafından tahsil ediliğini bilmediğini belirtmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, gayrimenkulün satışından elde edilen gelirin kim tarafından tahsil edildiği hususunda... ve .... ile 5271 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle ... ve ...'ın tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, satış işlemi karşılığında verilen çeklerin kim tarafından tahsil edildiğinin ilgili bankadan sorulması, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından satış tarihi itibariyle kooperatife üye olanların listesinin temini, listede isimleri bulunanlardan olayı aydınlatacak sayıda kişinin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, sanık ...'nın istifa dilekçesinin işleme konulup konulmadığının, suç tarihinde kooperatifte görevli olup olmadığının ve ...'nun mahkemeye sunduğu 26.02.2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile karar içeriğindeki hususların gerçekliğinin araştırılması, kooperatif adına parasal işlerin fiilen kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesi sonrasında, dosyanın tüm ekleriyle birlikte yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile elde edilen tüm delilleri, iddia ve savunmaları her bir sanığın sorumluluğunu görev sürelerini de gözeterek ayrı ayrı irdeler şekilde rapor alınıp hasıl olacak neticeye göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/4001, K. 2026/5509, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-4001-e-2026-5509-k-fcdf6e703e85