Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/4261 E. 2025/5635 K. – İhaleye Fesat
Konu: İhaleye Fesat Karıştırma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4261
- Karar No
- 2025/5635
- Karar Tarihi
- Konu
- İhaleye Fesat Karıştırma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi) SAYISI : 2018/1138 Esas, 2019/339 Karar (2018/3019 Esas, 2019/2151 Karar) SUÇ : İhaleye fesat karıştırma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/1138 Esas, 2019/339 sayılı Kararının, katılan Hazine vekili tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235/2-(a-2) maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunun özgü suç niteliği taşıdığı ve ancak ihale sürecinde görev alan kamu görevlileri tarafından işlenebileceği, bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası bulunmaması, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması ve suça konu sahte belgenin idareye verilmek suretiyle kullanılması eylemiyle ilgili olarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmiş olması da gözetilerek, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı şeklindeki gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediği ancak davaya konu ihale nedeniyle kamu zararına da neden olunmadığı nazara alındığında; sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, bu suç için söz konusu maddede öngörülen cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, suç tarihi olan 28.11.2008 tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.04.2025 tarihinde karar verildi.