Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/298 E. 2026/5109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/298
Karar No
2026/5109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/309 Esas, 2019/440 Karar SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ve yönetme, bu amaçla kurulan örgüte üye olma, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından tefecilik HÜKÜMLER : Beraat (tüm sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma), ceza verilmesine yer olmadığına (sanık ... hakkında tefecilik suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, bu amaçla kurulan örgüte üye olma, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçlardan verilen hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca Hazine vekilinin belirtilen suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına karara yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun, suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2011 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/298, K. 2026/5109, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-298-e-2026-5109-k-b8ee88582cda