Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/28 E. 2026/5201 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/28
- Karar No
- 2026/5201
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (Erzurum (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. maddesi ile Görevli) SAYISI : 2012/259 Esas, 2012/328 Karar SUÇLAR : Tefecilik, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet (suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) dönemindeki tefecilik eylemleri yönünden), kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine (mülga 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanunu (2279 sayılı Kanun) dönemindeki tefecilik eylemleri yönünden), beraat (tehdit suçu yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Hazinenin tehdit suçundan açılan kamu davası yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmediği ve anılan suça ilişkin katılma ve hükmü temyiz hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekilinin bu suçtan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemi ile sanık müdafiinin süresinden sonra vaki ve ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin müdafiinin sanık hakkında tefecilik ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan Hazine vekilinin ise tefecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1)Sanık hakkında mülga 2279 sayılı Kanun dönemindeki tefecilik eylemlerine ilişkin olarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının II-A bendinde yer alan "düşürülmesine" ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2) Sanık hakkında tefecilik ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun, suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunun ise aynı Kanun'un 220/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 26.03.2012 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.