Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/5765 E. 2025/10116 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5765
Karar No
2025/10116
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/230 Esas, 2013/294 Karar SUÇLAR : İcrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören vekilinin sanıklar hakkında icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıklara isnat edilebilecek herhangi bir suç olmadığına ilişkin temyizde hukuki yararının bulunmadığı, diğer yandan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılma hakkının olmadığı, bu itibarla hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca şikayetçi ...'ın ve suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'nın hükümlerden sonra 26.09.2020 tarihinde vefat ettiği UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile diğer sanıkların üzerlerine atılı icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1-2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.01.2013 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar haklarındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/5765, K. 2025/10116, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2021-5765-e-2025-10116-k-b6a0da254f3e